KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2012/6226 E., 2012/12386 K.·Birleşen Dosya
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Eylül 2012
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
- Dava türü
- Önalım
Karar Metni
363 kelime·2 dk okuma
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı önalım davasına dair karar, davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, önalım hakkı nedeniyle tapu iptal ve tescil isteğine ilişkindir. Mahkemece istem gibi karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir
1)Dosya kapsamına, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerekçelere göre önalıma konu payın ilişkin olduğu 125 parsel sayılı taşınmaza ilişkin hükme yönelik temyiz itirazları yerinde değildir.
2)Dava konusu payın ilişkin olduğu 124 parsel sayılı taşınmaz hakkındaki hükme yönelik temyiz itirazına gelince
Davacı dava konusu payın önalım hakkı nedeniyle adına tescilini istemiş, davalı taraf ise dava konusu payın ilişkin olduğu taşınmazın fiilen taksim edildiğini, fiili taksime göre taşınmazın kullanıldığını savunmuştur.
Önalım davasına konu payın ilişkin bulunduğu taşınmaz paydaşlarca özel olarak kendi aralarında taksim edilip her bir paydaş belirli bir kısmı kullanırken bunlardan biri kendisinin kullandığı yeri ve bu yere tekabül eden payı bir üçüncü şahsa satarsa, satıcı zamanında bu yerde hak iddia etmeyen davacının tapuda yapılan satış nedeniyle önalım hakkını kullanması T.M.K.nun 2.maddesinde yer alan dürüstlük kuralı ile bağdaşmaz. Kötü niyet iddiası 14.2.1951 gün ve 17/1 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca davanın her aşamasında ileri sürülebileceği gibi mahkemece de kendiliğinden nazara alınması gerekir. Bu gibi halde savunmanın genişletilmesi söz konusu değildir. Eylemli paylaşmanın varlığı halinde davanın reddi gerekir.
Olayımıza gelince; davalı taraf fiili taksim savunmasında bulunmuştur. Dava konusu payın ilişkin olduğu taşınmazın başında dinlenilen mahalli bilirkişi, davacı ve davalı tanıkları beyanlarında taşınmazın 1995 yılında beri fiilen taksim edildiğini ve herkesin kendisine düşen yeri kullandığını belirtmişlerdir. Nitekim mahallinde yapılan keşif sonucunda alınan bilirkişi raporundan da taşınmazın fiilen taksim edildiği anlaşılmaktadır. Bu durumda önalım hakkına konu edilen payın ilişkin bulunduğu taşınmazın satımdan önce paydaşları arasında taksim edildiği ve ona uygun şekilde kullanıldığı yolundaki savunmanın kanıtlanması nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmadığından hükmün bozulması gerekmiştir
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2012/6226, K. 2012/12386, 27 Eylül 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama