KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2012/6396 E., 2012/9086 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Haziran 2012
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
- Dava türü
- Tahliye-Alacak
Karar Metni
264 kelime·1 dk okuma
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tahliye-alacak davasına dair karar, davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, kiralananın temerrüt nedeni ile Tahliyesi ile kira alacağının tahsili isteğine ilişkindir. Mahkemece, davalının fuzuli işgalinin meni ile taşınmazdan tahliyesine, alacak isteminin reddine karar verilmesi üzerine hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili sözlü kira akdine dayanarak kiralananın temerrüt nedeni ile tahliyesine ve 4.800 TL birikmiş kira alacağının tahsiline karar verilmesini istemiş davalı kendisinin kiracı değil malik olduğunu, tapu davacı adına olsa da borcunun teminatı olarak verildiğini savunmuştur. Mahkemece kira ilişkisinin varlığı ispat edilemese de davalının nizalı taşınmazda oturmasının sabit olduğu, fuzuli işgalci sayıldığı belirtilerek davalının fuzuli işgalinin meni ile taşınmazdan tahliyesine, alacak isteğinin reddine karar verilmesi üzerine hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece kira ilişkisine dayalı olarak açılan temerrüt nedeni ile tahliye davasında kira ilişkisinin ispatlanamadığı kabul edildiğine göre davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde tahliye kararı verilmesi doğru değildir.
Kabule göre de bir kimse gayrimenkulde kira sözleşmesine dayanmadan gayrimenkulü fuzuli olarak işgal etmiş ise, bu halde ona karşı açılacak dava kira sözleşmesine dayanan bir tahliye davası olmayıp müdahalenin önlenmesi davasıdır. Müdahalenin önlenmesi davası ise, mamelek hukukundan kaynaklanan davanın değerine bakılmaksızın asliye hukuk mahkemesinde görülür. Mahkemece taraflar arasında kira sözleşmesinin bulunmadığının belirlenmesi karşısında mahkemenin görevli olup olmadığı değerlendirilmeden fuzuli işgal nedeni ile tahliye kararı verilmesi de doğru değildir.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2012/6396, K. 2012/9086, 18 Haziran 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama