KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2012/6411 E., 2012/11478 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Eylül 2012
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
- Dava türü
- Yargılanmanın yenilenmesi
Karar Metni
834 kelime·4 dk okuma
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı yargılanmanın yenilenmesi davasına dair karar, davalılar tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Dava, yargılamanın yenilenmesi istemine ilişkindir.Mahkemece istemin kabulüne karar verilmiş,hüküm davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili,dava dilekçesinde;Salihli 2.Asliye Hukuk Mahkemesinin 21.1.2010 tarih ve 2009/427-2010/54 sayılı kararı ile davalı kiralayanlar tarafından davacı kirac hakkında ödenmeyen kira bedellerinin tahsili amacıyla başlatılan takibe vaki itirazın iptali davasında itirazın iptaline karar verildiğini,kararın yargıtay incelemesinden geçerek 25.10.2010 tarihinde kesinleştiğini, ancak,davacı kiracının dava konusu işyerini kira sözleşmesi ile kiraladığını,kiracı tarafından kira ödenmesine rağmen işyerini müvekkilinin hiç kullanmadığını, hatta davalıların başka birine kiraladıklarını, bu kiracılardan da kira bedeli aldıklarını,
daha sonra elde edilen davalı kiralayanlar ... ve ... tarafından imzalanmış olan belgede davalı kiralayanların, müvekkilinden sonraki kiracılar olan ...ve ...
Çanakçı'dan alacaklı oldukları kira bedellerini kabul ettiklerini, bu durumun müvekkili ile davalılar arasındaki kira ilişkisini müvekkilinden sonraki kiracıların kiralanana taşındığı andan itibaren, sona erdirir nitelikte olduğunu, dolayısıyla ilk davada yapılan yargılamanın iadesini isteme zorunluluğu doğduğunu belirterek Salihli 2.Asliye Hukuk Mahkemesinin 21.1.2010 tarih ve 2009/427 esas ve 2010/54 karar sayılı dosyası hakkında yargılamanın yenilenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili,yargılamanın yenilenmesi davası şartları oluşmadığından davanın reddini savunmuştur. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kural olarak, kesin hükme bağlanmış bir davaya yeniden bakılamaz. Bunun en önemli istisnası yargılamanın yenilenmesi yoludur. Yargılamanın yenilenmesi bazı ağır yargılama hataları ve yanlışlıklarından dolayı, maddi anlamda kesinleşen hükmün ortadan kaldırılmasını ve daha önce kesin hükme bağlanan bir dava hakkında yeniden yargılama ve inceleme yapılmasını sağlayan olağanüstü bir yasa yoludur. Yargılamanın yenilenmesi, sadece kesinleşmiş olan esasa ilişkin son kararlara karşı başvurulabilecek bir yasa yoludur. Maddi anlamda kesin hüküm gücü bulunmayan kararlara karşı (örneğin çekişmesiz yargıda verilen son kararlar) yargılamanın yenilenmesi yoluna başvurulamaz.
./.
Yargılamanın yenilenmesi olağanüstü bir kanun yoludur ve sebepleri H.U.M.K.nun 445.maddesinde(6100 sayılı HMK'nun 375.maddesinde) sınırlı (tahdidi) olarak sayılmıştır. Bu sayılanlar dışındaki bir nedenle yargılamanın yenilenmesi talep edilemez.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun,17.04.1996 gün ve 1996/10-112-282 sayılı kararında da aynı ilke benimsenmiştir.
6100 sayılı HMK'nun 375.maddesinde sınırlı şekilde sayılan yargılamanın iadesi sebepleri şunlardır:
a) Mahkemenin kanuna uygun olarak teşekkül etmemiş olması.
b) Davaya bakması yasak olan yahut hakkındaki ret talebi, merciince kesin olarak kabul edilen hâkimin karar vermiş veya karara katılmış bulunması.
c) Vekil veya temsilci olmayan kimselerin huzuruyla davanın görülmüş ve karara bağlanmış olması.
ç) Yargılama sırasında, aleyhine hüküm verilen tarafın elinde olmayan nedenlerle elde edilemeyen bir belgenin, kararın verilmesinden sonra ele geçirilmiş olması.
d) Karara esas alınan senedin sahteliğine karar verilmiş veya senedin sahte olduğunun mahkeme veya resmî makam önünde ikrar edilmiş olması.
e) İfadesi karara esas alınan tanığın, karardan sonra yalan tanıklık yaptığının sabit olması.
f) Bilirkişi veya tercümanın, hükme esas alınan husus hakkında kasten gerçeğe aykırı beyanda bulunduğunun sabit olması.
g) Lehine karar verilen tarafın, karara esas alınan yemini yalan yere ettiğinin, ikrar veya yazılı delille sabit olması.
ğ) Karara esas alınan bir hükmün, kesinleşmiş başka bir hükümle ortadan kalkmış olması.
h) Lehine karar verilen tarafın, karara tesir eden hileli bir davranışta bulunmuş olması.
ı) Bir dava sonunda verilen hükmün kesinleşmesinden sonra tarafları, konusu ve sebebi aynı olan ikinci davada, öncekine aykırı bir hüküm verilmiş ve bu hükmün de kesinleşmiş olması.
i) Kararın, İnsan Haklarını ve Ana Hürriyetleri Korumaya Dair Sözleşmenin veya eki protokollerin ihlali suretiyle verildiğinin, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin kesinleşmiş kararıyla tespit edilmiş olması.
Olayımıza gelince. Davacı ile davalı kiralayanlar 10.12.2007 başlangıç tarihli ve 5 yıl süreli kira sözleşmesi imzalandığı konusunda uyuşmazlık bulunmamaktadır.
Davacı tarafça,kira sözleşmesi imzalandıktan sonra kiralananı hiç kullanmadığını,bu yerin kiralayanlar tarafından 3.kişilere kiralandığını,itirazın iptali davasının sonuçlanmasından sonra “tutanaktır” başlıklı belgeyi ele geçirdiklerini,bu belgeden, kiralayanların kiralananı dava dışı kişilere kiraladığının ve onlardan kira paralarının tahsil edildiğinin anlaşıldığını,bu belgenin HUMK'nun 445/1,6100 sayılı HMK'nun 375/ç bendinde yazılı olan “yeni bir belgenin ele geçirilmiş olması” hali olduğunu belirterek yargılamanın yenilenmesi istenilmiştir.
Mahkemece,kiralayanların imzasını taşıyan tutanak başlıklı yazı HMK'nun 375/ç.bendi kapsamında belge kabul edilerek davanın kabulüne karar verilmiştir.
Davada dayanılan ve hükme esas alınan “tutanaktır” başlıklı belgede davalı kiralayanların imzası var ise de,davalı kiralayanlar yargılamaya katılmamışlar,temyiz dilekçelerinde de imzayı inkar etmişler,avukatlarını da azlettiklerine dair belge sunmuşlardır.
Kaldı ki bu belge altındaki imza davalı kiralayanlara ait olsa dahi,bu belgenin içeriğinde açıkça,davacı kiracı ile kiralayanlar arasındaki kira akdinin feshedildiğine,kiralananın tahliye edilip anahtarın teslim edildiğine dair bir ibare bulunmamaktadır. Bu belgede adı geçen dava dışı ... ... ve...dan alınan kira bedelinin dava konusu kiralanana ait olduğuna dair bir bilgi olmadığı gibi,bu belgede ismi geçen emlakçının(...) aşamalardaki beyanları da çelişkilidir.
Bu belgenin açıkça yargılamanın yenilenmesi davasına konu itirazın iptali davasının sonucunu etkileyecek nitelikte olmadığı anlaşılmıştır. Bu belge 6100 sayılı HMK'nun 375/ç maddesi(eski HUMK'nun 445/1 maddesi) kapsamında bir belge olarak kabul edilemez.
Bu nedenlerle mahkemece HMK'nun 375maddesinde(eski HUMK'nun 445 maddesi) sınırlı olarak sayılan hallerden hiçbirisine uymayan istemin reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmadığından hükmün bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2012/6411, K. 2012/11478, 13 Eylül 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama