KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2012/6414 E., 2012/11337 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 11 Eylül 2012
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
- Dava türü
- Önalım
Karar Metni
452 kelime·2 dk okuma
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı önalım davasına dair karar, davacı tarafından süresi içinde duruşmalı olarak temyiz edilmiş ancak miktar itibari ile duruşmaya tabi olmadığından duruşma talebinin reddine karar verildikten sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Dava önalıma konu payın iptali ve davacı adına tescili istemine ilişkindir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hükmü davacı vekili temyiz etmiştir.
Davacı vekili; davaya konu 89 ada 36 parselin tapuda... adına kayıtlı iken ölümü ile mirasçılarına intikal ettiğini,...’ın öz ve üvey olmak üzere 8 çocuğu olduğunu, ancak tapuda intikal yapılırken yanlış veraset ilamına dayanılarak intikal yapıldığı için davacı ve diğer üvey evlatların adlarının intikalde gözükmediğini, intikal işlemi yapıldıktan sonra parselin miraçılar tarafından 11.09.2009 tarihinde 5.000 TL bedelle davalıya satıldığını, mirasçılık belgesindeki yanlışlığın giderilmesi için mirasçılık belgesinin iptali davası açtıklarını belirterek davalı adına kayıtlı payın iptali ile müvekkili adına tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, tapu kaydına güvenerek taşınmazı satın alan davalıya karşı önalım hakkının kullanılmasının MK’nun 2.maddesinde yer alan iyi niyet kuralları ile bağdaşmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Önalım hakkı paylı mülkiyet hükümlerine tabi taşınmazlarda bir paydaşın taşınmaz üzerindeki payını kısmen veya tamamen üçüncü bir kişiye satması halinde diğer paydaşlara bu satılan payı öncelikle satın alma yetkisi veren bir haktır. Bu hak paylı mülkiyet ilişkisi kurulduğu anda doğar ve satışın yapılmasıyla kullanılabilir hale gelir.
Önalıma konu 89 ada 36 No’lu parsel tapuda ...adına kayıtlı iken adı geçenin 09.03.1974 tarihinde ölümü ile mirasçılarına intikal ettiği konusunda uyuşmazlık bulunmamaktadır. Tapuda yapılan intikal işlemi İzmir 3. Sulh Hukuk Mahkemesinin 1974/804E.-576K. sayılı veraset ilamına göre gerçekleştirilmiştir.
Tapu kaydının paylı mülkiyete dönüştürülmesinden sonra mirasçılar paylarını 11.09.2009 tarihinde davalıya satmaları üzerine açılan işbu davada davacı önalım hakkının tanınmasını istemiştir. Davacı davasını ketmi verese iddiasına dayandırmış olup davacının tapuda müstakil bir payı bulunmamaktadır.
Dosya kapsamından intikal işleminde esas alınan mirasçılık belgesinin açılan dava sonucu Isparta 2. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2010/1006 esas ve 2011/250 sayılı kararı ile iptaline karar verildiği, kararın 29.11.2011 tarihinde kesinleştiği, davacının mirasçılar arasında yer aldığı görülmüştür. Davacının ketmiverese hukuksal nedeniyle Eğridir Asliye Hukuk Mahkemesinin 2012/50 esas sayılı dosyası ile tapu iptali davası açtığı temyiz dilekçesindeki açıklamalardan anlaşılmaktadır.
Ketmedildiği bildirilen davacıya ait payın satışında, bu pay için tapu doğru esasa dayanmadığından satın alan yönünden tapu siciline güven ilkesinden söz edilemeyeceği kuşkusuzdur. Hal böyle olunca mahkemece yolsuz tescile dayalı olarak açıldığı bildirilen tapu iptali davasının bekletici mesele yapılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm verilmesi hatalı olmuştur.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2012/6414, K. 2012/11337, 11 Eylül 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama