KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2012/6549 E., 2012/13399 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Ekim 2012
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
- Dava türü
- İstirdat
Karar Metni
421 kelime·2 dk okuma
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı istirdat davasına dair karar, davacı tarafından süresi içinde duruşmalı olarak temyiz edilmiş, ancak davanın niteliği itibari ile duruşmaya tabi olmadığından duruşma isteğinin reddine karar verildikten sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Dava, kiracının ödediği kira bedellerinin iadesi istemine ilişkindir. Mahkemece davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili dava dilekçesinde, davacının davalıdan 13.05.2005 ve 30.06.2006 tarihli kira sözleşmeleriyle kiraladığı B Blok 131, 217 ve 218 C Blok 106, 206 ve 207 nolu işyerlerinin ruhsat iptaline ilişkin davalar sırasında Aydın 1. İdare Mahkemesince yürütmeyi durdurma kararı verildiğini, bu nedenle davacı kiracının ruhsat alamadığını belirterek B Bloktaki işyerleri için 2006 Ağustos, C Bloktaki işyerleri için 2006 Temmuz tarihine kadar ödenmiş olan kira bedellerini yasal faiziyle birlikte iadesini istemiştir.
Mahkemece 20.06.2007 tarihli 2006/385 Esas, 2007/186 sayılı kararla B Bloktaki işyerlerine ilişkin davanın feragat nedeniyle reddine, C Bloktaki 106, 206 ve 207 nolu işyerlerine ilişkin davanın bu dosyadan tefriki ile mahkemenin ayrı bir esasına kaydedilmesine karar verilmiş, ancak mahkemece tefrikine karar verilen işyerlerine ilişkin dava ayrı bir esasa kaydedilmemiş, davalı ...
Ltd.Şti.nin vekilinin 18.05.2010 tarihinde mahkemeye başvururak tefrik harcını yatırması üzerine söz konusu dava esasa kaydedilmiş ve mahkemece ayırma kararı 20.06.2007 tarihinde verildiği davacı tarafça süresinde başvuru yapılarak davanın yeni bir esasa kaydının yatırılmadığı, davalı vekilinin başvurusu üzerine 10 günlük yasal süreden sonra 18.05.2010 tarihinde başvurularak davanın 2010/242 Esas numarasına kaydının yapıldığı, başvurunun yasal süreden sonra olduğu gerekçesiyle davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.
Davaların ayrılmasına ilişkin HUMK.nun 46 ve 6100 sayılı ...nun 167. maddesinde mahkemece, yargılamanın iyi bir şekilde yürütülmesini sağlamak için birlikte açılmış veya sonradan birleştirilmiş davaların ayrılmasına davanın her safhasında, istek üzerine veya kendiliğinden karar verilebileceği belirtilmiş ancak anılan maddelerde ayrılan davanın yeni bir esasa kaydedilmesi için bir süre öngörülmemiştir. Mahkeme gerekçesinde belirtilen 10 günlük yasal süre HUMK.nun 193.
(HMK 20. md) maddesinde düzenlenmiş olup, anılan maddede görevsizlik ve yetkisizlik kararı verilmesi halinde kararın kesinleşmesi tarihinden 10 gün içinde yeniden dilekçe verilmesi veya çağrı kağıdı tebliğ ettirilmesi gerektiği aksi takdirde davanın açılmamış sayılacağı belirtilmiştir. Olayımızda HUMK.nun 193. maddesinin uygulanma olanağı bulunmamaktadır.
Bu durumda mahkemece işin esasının incelenerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi doğru olmadığından hükmün bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2012/6549, K. 2012/13399, 16 Ekim 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama