KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2012/7158 E., 2012/9930 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 2 Temmuz 2012
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
- Dava türü
- Ortaklığın giderilmesi
Karar Metni
516 kelime·3 dk okuma
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı ortaklığın giderilmesi davasına dair karar, davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, bir adet taşınmazda ortaklığın giderilmesi istemine ilişkindir. Mahkemece ortaklığın satılarak giderilmesine karar verilmiş, hüküm davalı tarafından aynen taksim taleplerine yönelik olarak eksik inceleme yapıldığından bahisle temyiz edilmiştir.
Paydaşlığın (ortaklığın) giderilmesi davaları iki taraflı, taraflar için benzer sonuçlar doğuran davalardır. Bu davalarda davalı da davacı gibi aynı haklara sahiptir. Bu nedenle davacının satış suretiyle paylaşma istemesi davalıların aynen paylaşma istemesine engel teşkil etmez.
Paydaşlığın (ortaklığın) giderilmesi davalarında mahkemece malın aynen bölünerek paylaştırılmasına karar verilebilmesi için taşınmazın yüzölçümü, niteliği, pay ve paydaş sayısı ile imar mevzuatına göre aynen bölüşmenin mümkün olup olmadığının araştırılması gerekir. Taşınmazın önemli ölçüde bir değer kaybına uğraması söz konusu ise aynen bölünerek paylaştırılmasına karar verilemez. Keza paydaşlar rıza göstermedikleri takdirde taşınmazın bir bölümü paylı bırakılamaz.
Aynen bölünerek paylaştırmanın (taksimin) mümkün olması durumunda bölünen parçaların değerlerinin birbirine denk düşmemesi halinde eksik değerdeki parçaya para (ivaz) eklenerek denkleştirme sağlanır. Davada paydaşlar arasında anlaşma olmadıkça hakim kendiliğinden bazı taşınmazların bir kısım paydaşlara, kalanın diğer paydaşlara verilmesi şeklinde aynen bölünerek paylaştırmaya karar veremez.
Aynen bölünerek paylaştırma (taksim) halinde teknik bilirkişiye ifraz (taksim) projesi düzenlettirilerek bu projeye göre taşınmaz Belediye veya mücavir alan hudutları içerisinde ise Belediye Encümeninden karar alınmak suretiyle belediyeden, Belediye dışında ise İl İdare Kurulundan İmar Yasası ve Yönetmeliğine göre bölüşmenin (taksimin) mümkün olup olmadığı sorulur. İfraz projesinde kimlere nerelerin verileceği konusunda paydaşlar anlaşamazlar ise hakim huzurunda kura çekilerek belirlenir.
Onay makamından olumsuz cevap gelmesi halinde paydaşlığın (ortaklığın) satış suretiyle giderilmesine karar verilmesi gerekir.
Olayımıza gelince, davaya konu taşınmaz ... il Özel idaresinin 30.05.2011 tarih ve 2999 sayılı cevabi yazısına göre Plansız Alanlar Yönetmeliğinde tanımlanan “köy yerleşik alanı ve civarı sınırları” içerisinde kalmaktadır. Bu durumda aynen taksimin ve ifraz şartlarının, “köy yerleşik alanı ve civarında” kalan taşınmazlar için uygulanması gereken hükümlere göre değerlendirilmesi gerekir.
Hal böyle iken 02.03.2010 havale tarihli harita mühendisi tarafından hazırlanan raporda da taşınmazın köy yerleşik alan içerisinde olduğu belirtilmesine rağmen, aynı yönetmelikte ifrazda “iskan dışı” alanlarda uygulanacak parsel büyüklüklerine atıfta bulunarak aynen taksim imkanın olmadığını belirtilmiştir.
İfrazda oluşacak parsel büyüklüğünün 5000 m.'den az olmamasına ilişkin düzenleme “iskan dışı” alanlarda uygulanacak esaslardan olup, Köy yerleşik alanı ve civarında kalan taşınmazlarda ifrazdan sonra oluşacak parsel büyüklükleri yönetmeliğin 13. ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. Davaya konu parselin büyüklüğü aynen taksime engel nitelikte değildir. Bu nedenle, Bilirkişi raporu, aynen taksim talebine ilişkin olarak değerlendirme yapmaya ve hüküm vermeye yeterli değildir.
Buna göre, mahallinde yeniden uzman bilirkişi refakati ile keşif yapılarak, yukarıda belirtilen ilkeler doğrultusunda ve 3194 Sayılı Yasa ile Plansız Alanlar Yönetmeliğinin köy yerleşik alanı ve civarına uygulanacak olan hükümleri çerçevesinde, taşınmazın aynen taksiminin mümkün olup olmadığı hususunda, denetime elverişli bilirkişi raporu alınarak, sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile aynen taksimin mümkün olmadığından bahisle, taşınmazdaki ortaklığın satılarak giderilmesine karar verilmesi doğru değildir. Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2012/7158, K. 2012/9930, 2 Temmuz 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama