KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2012/7220 E., 2012/12713 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 3 Ekim 2012
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
- Dava türü
- Kiracılık sıfatının tespiti-İstirdat-Muarazanın önlenmesi
Karar Metni
285 kelime·1 dk okuma
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı kiracılık sıfatının tespiti, istirdat ve muarazanın önlenmesi davasına dair karar, davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Dava, kiracılığın tespiti ve muarazanın önlenmesi istemine ilişkindir.
Davacı vekili 09.10.2009 tarihli dava dilekçesinde, davaya konu taşınmazda öncesinde ... Mahallesi Cami Yaptırma Derneğince, sonrasında ise ...
Müftülüğünce yapılan kira sözleşmesi ile kiracı olduğunu, Milli Emlak Dairesi Başkanlığınca, taşınmazın hazineye ait olduğundan bahisle ecri misil talep edildiğini, kiracılığının ve kiralayanın tespitine, muarazanın men'ine, kira sözleşmesini imzalayan davalının, kiralayan olmadığının kabul edilmesi halinde, yaptığı kira ödemelerinin istirdatına karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, 01.04.2007 tarihli kira sözleşmesinin, ... tarafından imzalandığı, her ne ne kadar ... davacı şirketin temsilcisi ise de, kira sözleşmesinde davacı şirket kaşesinin yer almaması nedeniyle kiracının ... olduğu, davanın şirket adına açılmış olması nedeni ile, aktif husumet ehliyeti yokluğundan davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Olayımızda; 01.04.2007 tarihli kira sözleşmesinden bir yıl sonra, 01.04.2008 tarihinde ... Müftülüğü ile davacı şirket arasında üç yıl süreli kira sözleşmesi imzalanmıştır. Müftülükçe dosyaya ibraz edilen 01.04.2008 tarihli kira sözleşmesi şirket kaşesi altında, davacı şirket temsilcisi ... tarafından imzalanmasına ve davalıların taşınmazda davacının kiracı olmadığına ilişkin bir iddiası olmamasına göre, davacının 01.04.2008 tarihli kira sözleşmesine istinaden aktif dava ehliyeti bulunduğunun kabulü gerekir. Mahkemece davanın esası hakkında bir karar verilmesi gerekirken, davacının aktif husumet ehliyeti bulunmadığından bahisle davanın reddine karar verilmesi doğru değildir.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2012/7220, K. 2012/12713, 3 Ekim 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama