KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2012/7318 E., 2012/10634 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Temmuz 2012
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
- Dava türü
- Tahliye
Karar Metni
344 kelime·2 dk okuma
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tahliye davasına dair karar, davalı tarafından süresi içinde duruşmalı olarak temyiz edilmiş, ancak nitelik itibariyle duruşmaya tabi olmadığından duruşma isteminin reddine karar verildikten sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava temerrüt nedeniyle tahliye ve alacak istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya kapsamına, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerekçelere göre davalı vekilinin alacağa ilişkin temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davalı vekilinin tahliyeye ilişkin temyiz itirazlarına gelince; Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkiline ait Organize Sanayi bölgesindeki işyerine bitişik mutfağın davalıya kiralandığını, ihtara rağmen kira yükümlülüğünün yerine getirilmediğinden temerrüt nedeniyle tahliyesine karar verilmesini istemiştir. Davalı ise, kiracısı olduğu lokantanın bir bütün olarak kiralandığını, davaya konu mutfak kısmının ayrı bir sözleşme konusu olmadığını, tahliye istenilemeyeceğini bu nedenle davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece, davaya konu mutfak kısmının ekli lokanta ile birlikte, davacı tarafından sözlü kira akdi ile 2003 yılında davalıya kiralanmışken, dava dışı lokanta kısmı için mal sahibi olan dava dışı ... ile 1.7.2007 tarihinde ayrı bir yazılı sözleşme yapıldığı, bu sözleşmeden sonra da davaya konu mutfak kısmının kararlaştırılan kira bedellerinin davacıya ödenmeye devam edildiği, taraflar arasındaki sözlü akdin sona erdiğine dair herhangi bir ihtarda bulunulmadığından sözleşmenin geçerli olduğu ve mutfak kısmı için kararlaştırılan kira bedelinin davacıya ödenmesinin gerektiği gerekçesiyle tahliyeye karar verilmiştir.
Başlangıçta davaya konu mutfak kısmı ile dava dışı lokantanın bir bütün halinde davacı tarafından davalıya kiralanmış olduğu, 1.7.2007 tarihinde mal sahibi ... ile yazılı sözleşme yapıldığı anlaşılmaktadır. Kural olarak bir bütün halinde kiraya verilen taşınmazın bir kısmının ayrı tutularak kalan kısmından tahliye istenilmesi mümkün değildir.
Mal sahibi ile yapılan 1.7.2007 tarihli sözleşmeden sonra bir kısım kiraların davacıya ödenmeye devam edilmiş olması kiralananın bölünerek ayrı sözleşmelere konu edildiği anlamına gelmeyeceğinden mahkemece kiralananın bir kısmının tahliyesine karar verilmesi doğru değildir.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2012/7318, K. 2012/10634, 12 Temmuz 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama