KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2012/7710 E., 2012/12422 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Eylül 2012
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
- Dava türü
- Önalım
Karar Metni
502 kelime·3 dk okuma
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı önalım davasına dair karar, davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Uyuşmazlık, önalım hakkına konu edilen payın iptali ile davacı adına tesciline ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne, davalılar adına kayıtlı payın iptali ile davacı adına tesciline karar verilmesi üzerine hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili, dava dilekçesinde, müvekkilinin 140 ada ve 3 no’lu parselde kayıtlı taşınmazın müşterek maliki olduğunu, davalının taşınmazın 107/1200 hissesini 35.000,00 TL bedelle satın aldığını;satış bedelinin muvazaalı olarak yüksek gösterildiğini, gerçek satış bedelinin mahkemece emsal parsellerin aynı zamanlarda yapılan satışlar esas alınarak yapılacak keşif ve bilirkişi incelemesi ile yargılama sonunda mahkemece belirlenecek bedelin yatırılması ile davalı adına kayıtlı 107/1200 payın iptali ile davacı adına tescilini talep etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin tapu masrafları hariç 35.000,00 TL bedelle...'dan satın aldığını ve bedelin bu kişiye ödendiğini, taşınmazın yeri ve konumu göz önüne alındığında bedelin fahiş olmadığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Önalım hakkı, paylı mülkiyet hükümlerine tabi taşınmazlarda payın üçüncü şahsa satılması halinde,diğer paydaşlara o payı öncelikle satın alma yetkisini veren bir haktır. Bu hak paylı mülkiyet ilişkisi kurulduğu anda doğar ve payın üçüncü kişiye satılması ile de kullanılabilir hale gelir.
Önalım hakkının kullanılması ile bu hakkı kullanan paydaş ile alıcı arasında kapsam ve şartları satıcı ile davalı arasında yapılan sözleşmenin aynı olan bir satım ilişkisi kurulmuş olur. Önalım hakkını kullanan paydaş bu payı satın almak isterken tapuda gösterilen satış bedeli ile davalı tarafından ödenen harç ve masraflar toplamından önalım bedelini depo etmesi gerekir. Ancak davacı tapuda yapılan satış sözleşmesinin tarafı olmadığından bedelde muvazaa iddiasında bulunabilir ve bu iddiasını her türlü delille kanıtlayabilir.
Olayımıza gelince; önalım hakkına konu edilen 140 ada ve 3 no’lu parselde taşınmazın paydaşlarından...’ın 107/1200 payını davalı ...’a 14.05.2010 tarihinde 35.000 TL bedelle satması üzerine davacı,tapuda satış bedelinin muvazaalı olarak yüksek gösterildiğini iddia ederek 20/09/2010 tarihinde önalım davası açmıştır. Davacı bedelde muvazaa iddiasında bulunduğuna göre bu iddiasını kanıtlaması gerekir.
Satış sözleşmesinin tarafı olmadığından bu iddianın tanık dahil her türlü delille kanıtlanması mümkündür. Ancak bu konuda gösterdiği tanıkları satış tarihinde bölgedeki taşınmaz rayiçleri konusunda beyanda bulunmuşlar,dava konusu edilen payların kaça satıldığına ilişkin bilgilerinin olmadığını belirtmişlerdir.
Mahkemece yerinde yapılan keşif sonrasında düzenlenen bilirkişi raporunda satış senedinde 35.000 TL olarak gösterilen dava konusu edilen payın değeri 13.332,00 TL olarak bildirilmiş ise de, muvazaa iddiasının kanıtlanması için keşif tek başına yeterli delil değildir. Sadece davacının diğer delillerini doğrulaması bakımından önem arzeder. Davacı tanıklarının ise bu konuda görgü ve bilgiye dayalı olarak ifadeleri bulunmamaktadır.
Var olan duruma göre davacı bedelde muvazaa iddiasını kanıtlayamamıştır. Bu durumda mahkemece davacıdan tapuda gösterilen satış bedeli ve masrafları üzerinden önalım hakkını kullanıp kullanılmayacağının sorulması, kullanılacağının beyan edilmesi halinde önalım bedelinin depo edilmesi için süre ve olanak tanınması ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2012/7710, K. 2012/12422, 27 Eylül 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama