KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2012/7784 E., 2012/10248 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 9 Temmuz 2012
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
- Dava türü
- Ortaklığın giderilmesi
Karar Metni
411 kelime·2 dk okuma
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı ortaklığın giderilmesi davasına dair karar, davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, ondokuz adet taşınmazın ortaklığının giderilmesi istemine ilişkindir.Mahkemece satış suretiyle ortaklığın giderilmesine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili dava dilekçesinde davalılardan ...’in müvekkiline borçlu olduğunu, borcu sebebi ile kendisi aleyhine ... icra müdürlüğünün 2005/8820 esas sayılı takip dosyası ile takip yaptıklarını ve takibin kesinleştiğini, Ankara 7. Sulh hukuk mahkemesinin 5.12.2005 tarih ve 2005/2115-1699 sayılı mirasçılık belgesi ile borçlu ...’in babası ...ün mirasçılık belgesinin çıkarıldığını, borçluya murisinden intikal edecek taşınmazlar üzerine haciz koyduklarını belirterek dava konusu taşınmazların ortaklığının satış suretiyle giderilmesini istemiştir. Bir kısım davalılar ise davanın reddini savunmuşlardır.
1-Dava konusu edilen taşınmazlardan 332-335-1456 ve 1457 parsellerde borçlunun murisinden başka ... ve ...’ında paydaş oldukları, adı geçen paydaşların davacı tarafından 14.5.2009 tarihli dilekçe ile davaya dahil edildikleri halde dava dilekçesi ve duruşma gününü bildirir davetiye tebliğ edilmediği anlaşılmaktadır.Bu nedenle taraf teşkili sağlandığı söylenemez.Paydaş ... ve ...'a dava dilekçesi ve duruşma gününü bildirir davetiyenin usulüne uygun tebliğ edilerek taraf teşkili sağlandıktan sonra işin esasının incelemesi gerekirken,taraf teşkili sağlanmadan bu parsellerinde satışına karar verilmesi doğru değildir.
2-Dava konusu yapılan taşınmazların maliklerinden muris ...’ün 27.12.1965 tarihinde vefat ettiği ve mahkemece davacıya verilen yetki belgesi ile Ankara 7. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2005/2115-1699 tarihli mirasçılık belgesi alındığı anlaşılmaktadır.
Dava konusu edilen taşınmazlarda bilirkişiler marifetiyle keşif yapılmış, bilirkişi kurulu 17.4.2008 tarihli raporlarında davalı borçlunun hissesini hesaplarken yukarda tarih ve numarası belirtilen mirasçılık belgesine göre hesaplamışlardır.
Öte yandan mahkeme gerekçesinde bu mirasçılık belgesine göre davalı borçlunun hissesine düşecek miktarı hesaplayarak karar tarihindeki borç miktarına yetecek miktarda taşınmazların satışına geri kalan taşınmazlarla ilgili davanın reddine karar vermiştir.
Ne var ki bilirkişi raporuna ve hükme esas alınan Ankara 7. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2005/2115-1699 tarihli mirasçılık belgesi dosya içerisinde bulunan Gölbaşı Sulh hukuk mahkemesinin 25.3.2010 tarih ve 2009/423-200 esas-karar sayılı ilamı ile iptal edildiği ve miras paylarının değiştiği anlaşılmaktadır.
Bu durumda temyiz edilmeksizin 26.7.2010 tarihinde kesinleşen Gölbaşı Sulh Hukuk Mahkemesinin 25.3.2010 tarih ve 2009/423-200 esas-karar sayılı ilamına göre borçlu ortağın dava konusu edilen taşınmazlardan payına düşecek miktarın hesaplanması ve varılacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken iptal edilen mirasçılık belgesine göre borçlu ortağın borcunun belirlenerek yazılı şekilde eksik inceleme ile karar verilmesi doğru değildir
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2012/7784, K. 2012/10248, 9 Temmuz 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama