KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2012/7802 E., 2012/10691 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Temmuz 2012
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
- Dava türü
- Ortaklığın giderilmesi
Karar Metni
315 kelime·2 dk okuma
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı ortaklığın giderilmesi davasına dair karar, davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Dava, arsa niteliğindeki bir adet taşınmazdaki ortaklığın mümkünse aynen taksim değilse satış suretiyle giderilmesine ilişkindir. Mahkemece ortaklığın satış sureti ile giderilmesine karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Paydaşlığın (ortaklığın) satış yoluyla giderilmesi halinde dava konusu taşınmaz üzerinde bina, ağaç vs gibi bütünleyici parça (muhdesat) varsa bunların arzla birlikte satılması gerekir.
Ancak muhdesatın bir kısım paydaşlara (ortaklara) ait olduğu konusunda tapuda şerh varsa veya bu hususta bütün paydaşlar (ortaklar) ittifak ediyorlarsa ve muhdesat arzın değerinde bir artış meydana getiriyorsa bu artışın belirlenmesi için dava tarihi itibariyle arzın ve muhdesatın değerleri ayrı ayrı tespit edilir. Belirlenen bu değerler toplanarak taşınmazın tüm değeri bulunur.
Bulunan bu değerin ne kadarının arza ne kadarının muhdesata isabet ettiği oran kurulmak suretiyle belirlenir. Satış sonunda elde edilecek bedelin bölüştürülmesinde bu oranlar esas alınarak yapılır. Muhdesata isabet eden kısım muhdesat sahibi paydaşa, geri kalan bedel ise payları oranında paydaşlara (ortaklara) dağıtılır.
Bütünleyici parçanın (muhdesat) arzın paydaşlarına (ortaklarına) değil de üçüncü şahsa ait olduğunun anlaşılması halinde bu kimseyi muhdesat sahibi olarak davaya dahil etme ve ona satış bedelinden pay vermek mümkün değildir.
Olayımıza gelince; Davalı vekili muhdesata ilişkin 09.12.2011 tarihli bilirkişi raporuna itiraz ederek, itirazında; taşınmazda yer alan tel örgü, tuvalet ve dilekçesinde ayrı ayrı belirttiği 13 adet ağacın bilirkişi raporunda yer almadığını beyan etmiştir. Davalı vekilinin bilirkişi raporuna yönelik somut itirazları karşısında mahkemece bu husus üzerinde durulmadan ve ek rapor alınmadan eksik inceleme ile karar verilmesi isabetli olmadığından hükmün bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2012/7802, K. 2012/10691, 16 Temmuz 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama