KÜNYE
(Kapatılan) 6. Hukuk Dairesi 2012/815 E., 2012/4499 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Mart 2012
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
- Dava türü
- Alacak
Karar Metni
262 kelime·1 dk okuma
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı alacak davasına dair karar, davalılar tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Dava, mihir senediyle kararlaştırılan 2000 gr altının aynen iadesi istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir. 1-Dosya kapsamına, toplanan delillere, mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verilmiş olmasına ve takdirde de bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalılar vekilinin davalı ... hakkındaki hükme yönelik temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davalılar vekilinin davalı ... hakkındaki temyiz itirazlarına gelince. Davada dayanılan ve hükme esas alınan 23.08.1998 tarihli "Eşya Mihir Senedi" başlıklı belgeyi davalı ... kefil olarak imzalamıştır. Bu kefalet Borçlar Kanunu'nun 483.maddesinde belirtilen adi kefalet niteliğindedir. Aynı Kanunun 484. maddesine göre kefaletin geçerli olabilmesi için yazılı olması ve belli bir miktarı içermesi şarttır.
Borçlar Kanunun 486. maddesi hükmü uyarınca, doğrudan adi kefile başvurabilmesi için kefalet sözleşmesinden sonra borçlunun iflas etmesi veya hakkında takibat icra olunup da, alacaklının hatası olmaksızın, semeresiz kalması, yahut borçlu aleyhinde Türkiye'de takibat icrasının imkansız hale gelmesi ile mümkündür.
Bu nedenle davacı, öncelikle asıl borçlu ...'den senetten doğan alacağına ilişkin talepde bulunmadan veya hakkında başlatılan takip sonuçsuz kalmadan asıl borçlu ... ile birlikte kefil ... hakkında da dava açtığından adi kefil ... hakkındaki davanın reddine karar vermek gerekirken bu husus gözardı edilerek yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmadığından hükmün bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2012/815, K. 2012/4499, 20 Mart 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama