KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2012/8160 E., 2012/12202 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Eylül 2012
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
- Dava türü
- Kiralananın tahliyesi
Karar Metni
366 kelime·2 dk okuma
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tahliye davasına dair karar, davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Dava, satım nedeniyle akdin feshi ve tahliye istemine ilişkindir. Mahkemece sulh akdi uyarınca istemin kabulüne karar verilmiş, hükmü davalı vekili temyiz etmiştir.
Davacı vekili, kiralananın müvekkili tarafından 04.02.2011 tarihinde satın alındığını, taşınmazın gayrimusakkaf nitelikte olduğunu, satın alma ve sözleşmenin feshi olgusunun davalı kiracıya süresinde ihtar edildiğini, ancak davalının taşınmazı tahliye etmediğini belirterek kiralananın tahliyesine karar verilmesini istemiştir. Davalı davanın reddini savunmuş taraflar 28.03.2012 tarihli oturumda sulh olduklarını bildirmişlerdir.
Davacı vekili duruşma tutanağındaki imzalı beyanında; bilirkişi raporunda belirlenen tutarı davalıya ödeyeceklerini, sulh olduklarını bildirmiş, söz alan davalı vekili de davacı ile sulh olduklarını sulh anlaşması doğrultusunda tahliyeye karar verilmesi gerektiğini belirtmiştir. Mahkemece “sulh anlaşması doğrultusunda davanın kabulü ile kiralananın tahliyesine” şeklinde hüküm verilmiştir.
Davaya son veren taraf işlemi olarak sulh 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 313 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. Buna göre sulh; görülmekte olan bir davada tarafların aralarındaki uyuşmazlığı kısmen veya tamamen sona erdirmek amacıyla mahkeme huzurunda yapmış oldukları bir sözleşmedir. Dava konusu dışında kalan hususlar da sulhun kapsamına dahil edilebilir.
Sulh bulunduğu davayı sona erdirir ve kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğurur. Mahkeme, taraflar sulhe göre karar verilmesini isterlerse, sulh sözleşmesine göre, sulhe göre karar verilmesini istemezlerse, karar verilmesine yer olmadığına karar verir. Bu yasal düzenleme karşısında taraflar dava konusu dışında kalan hususları da sulhun kapsamına dahil edebilecekleri gibi mahkemece tarafların talepleri doğrultusunda sulhe göre bir karar verilmesi zorunludur
Somut olayda taraflar bilirkişi raporunda belirtilen faydalı masraf bedelinin davalı kiracıya ödenmek şartıyla kiralananın tahliyesi konusunda sulh olmuşlar ve varılan sulh anlaşması doğrultusunda karar verilmesini talep etmişlerdir. Yukarıda açıklanan ilke ve esaslar doğrultusunda mahkemece tarafların sulh anlaşması ile belirledikleri karşılıklı edimler hüküm altına alınarak sulh anlaşması doğrultusunda karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm verilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2012/8160, K. 2012/12202, 25 Eylül 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama