KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2012/8170 E., 2012/17466 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Aralık 2012
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
- Dava türü
- İtirazın iptali
Karar Metni
527 kelime·3 dk okuma
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı itirazın iptali davasına dair karar, davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Dava, itirazın iptali ve icra tazminatı istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kısmen kabulü ile davalı aleyhine inkar tazminatına karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı alacaklı vekili taraflar arasındaki kira sözleşmeleri gereği davalı borçluya teslim edilen araçların kira süresi sonunda iadeleri sırasında belirlenip iade tutanaklarına yazılan hasarlarının ekspertiz raporları ile belirlenen bedellerinin ve bir kısım araçlar hakkında kira süresi içerisinde kesilen idari ceza tutarlarının fatura düzenlenerek tespit edildiğini, faturaların davalıya tebliğ edilmesine rağmen ödenmemesi nedeniyle 41 adet faturaya dayalı toplam 26460, 22 TL'nin tahsili için icra takibi başlatıldığını, davalı borçlunun 15 adet fatura karşılığı 3892,61 TL borcu kabul ederek ödediğini,
ancak geriye kalan 26 adet fatura karşılığı miktara itiraz ettiğini belirterek kira süresi içerisinde kira sözleşmesine konu olan araçlarda meydana gelen hasar bedeli ile trafik cezalarına ilişkin olan toplam 22567,61 TL'ye yönelik itirazın iptaline ,%40 tazminata karar verilmesini istemiştir. Davalı borçlu vekili faturaların tek taraflı olarak düzenlendiğini, hukuki dayanaktan yoksun olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
Taraflar arasındaki 10.3.2005 ve 27.3.2006 tarihli, 36 ay süreli kira sözleşmeleriyle EK 1 listede belirlenen araçların davalıya teslim edildiği, bu araçların süre sonunda taraflar arasında tutulan iade tutanakları ile davacıya iade edildiği hususunda uyuşmazlık bulunmamaktadır. İade tutanaklarında araçlarda meydana gelen hasarların niteliği ayrıntılı olarak belirtilmiştir.
Davacının, kendi ekspertizlerine bu hasarların işçilik ve malzeme bedellerini belirleterek bu bedelleri ve kira süresi içerisindeki trafik cezalarını fatura düzenlemek suretiyle davalıya tebliğ ettiği anlaşılmaktadır.
Mahkemece atanan bilirkişi heyeti tarafından tarafların ticari defterleri üzerinde inceleme yapılarak faturaların davalı kayıtlarında bulunduğu, trafik cezalarının kira süresi içerisinde tarh edildiği, hasarların piyasa rayiçlerine uygun olduğu belirtilerek rapor ve ek rapor düzenlenmiş ve mahkemece bilirkişi raporları hükme esas alınarak sonuca gidilmişse de bilirkişi raporları hükme esas alınacak nitelikte değildir.
Taraflar arasındaki sözleşmelerin 4. madesinde trafik cezalarının
kiracı tarafından ödeneceği, 6. Maddesinde araçların bakım ve periyodik kontrollerinin kiraya verene ait olduğu, kaza ve normal kullanım dışında meydana gelebilecek zararlardan kiracının sorumlu olduğu kararlaştırılmıştır. Bu durumda kiracının trafik cezalarından sorumlu olabilmesi için trafik cezalarının kira süresi içerisinde tarh edildiğinin tesbiti, hasarlardan sorumlu olabilmesi için de bu hasarların normal kullanım dışında kalıp kalmadığının belirlenmesi gerekir.
Dosya içerisindeki trafik cezasına ilişkin tutanaklarda evrakların fotokopi olması nedeniyle aracın plakası , tutanak tarihi okunaklı değildir. Bu cezaların kira süresi içerisinde tarh edildiğinin tesbiti bakımından ceza tutanağındaki aracın plakası, tutanak tarihi ve aracın davacıya iade tarihinin denetime imkan verecek şekilde bilirkişi raporunda belirtilmesi gerekir.
Öte yandan bilirkişi raporunda hasarların olağan kullanımdan kaynaklanıp kaynaklanmadığı üzerinde de durulmamıştır. Araçların davacıya iadesi sırasında tutulan tutanaklarda hasarların niteliği ayrıntılı olarak belirtilmiştir.
Bu durumda mahkemece makina mühendisi, bir bilirkişinin de yer aldığı yeni bir üçlü bilirkişi heyetinden yukarıda belirtilen hususlarda rapor alınarak ve sözleşme hükümleri değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi gerektiğinden eksik araştırma ile ve yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak verilen kararın bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2012/8170, K. 2012/17466, 26 Aralık 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama