KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2012/8400 E., 2012/15528 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Kasım 2012
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
- Dava türü
- Elatmanın önlenmesi
Karar Metni
505 kelime·3 dk okuma
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı elatmanın önlenmesi davasına dair karar, davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Dava, stok sahasında bulunan malzemenin davacıya ait olduğunun tespiti ve muarazanın giderilmesi istemine ilişkindir. Mahkemece istemin kabulüne karar verilmesi üzerine hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir
Davacı vekili; müvekkilinin Serik İlçesi ...
Beldesinde belli bir süre kum ve çakıl ocağı işletmeciliği yaptığını, davalı idareden aldığı ruhsatnamelere bağlı olarak çıkardığı ve mamul hale getirdiği malzemeden bir kısmını piyasa koşulları nedeniyle stoklamak zorunda kaldığını, stoklama yapılan yerin ocak sahası dışında ve özel mülkiyete konu olduğunu, ancak davalı idare tarafından stok sahasında bulunan malzemeye yönelik muaraza çıkarıldığını belirterek stok sahasında bulunan malzemenin davacıya ait olduğunun tespiti ile çekişmenin önlenmesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili ise davacıya müvekkili idare tarafından 29.07.1999-29.07.2001 tarihleri arasında 26.530 m3, 16.05.2002-16.05.2003 tarihleri arasında 12.558m3 ve 26.06.2003-26.06.2005 tarihleri arasında 105.795m3 malzeme alımı için ruhsatname verildiğini, davacının ruhsatlı sahalardan çıkarabileceği toplam malzeme miktarının 144.883 m3 olduğunu, ancak davacının stok sahasında 106.500m3’ü elek altı, 475.600m3’ü elek üstü olmak üzere toplam 582.100m3 malzeme bulunduğunu, bu kadar malzemenin ruhsatlı sahalardan çıkarılmasının teknik olarak mümkün olmadığını, davalının gerek ruhsatlı dönemde ruhsat alanları dışından,
gerekse ruhsat süresi sonunda ruhsatsız olarak faaliyetine devam ettiğine ilişkin 1999-2009 yılları arasında tutanaklar tutulduğunu ve cezalar kesildiğini, davacı ile idare arasında imzalanan sözleşmenin 19.maddesinde ve taahhütnamenin 5.maddesinde stok iddiasında bulunulamayacağının kararlaştırıldığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davaya konu malzemenin davacı tarafından ruhsat dönemi içinde elde edilmiş malzeme olduğu gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
Davacı firma ile davalı idare arasında kum ve çakıl ocağı açılması ve işletilmesine ilişkin (29.07.1999-29.07.2001), (15.03.2001-15.03.2002), (16.05.2002-16.05.2003), (26.06.2003-26.06.2005) dönemlerini kapsayan sözleşmeler imzalanmış olup sözleşmelerde davacının ocak sahalarından alabileceği rezerv miktarları m3 cinsinden gösterilmiştir. Sözleşmelerin 14, 16 ve 19.maddelerinde; ruhsat sahası dışından veya ruhsat alanındaki rezerv miktarından fazla malzeme alınmayacağı, ruhsat süresi sonunda ocak sahası içinde veya çevresinde stok malzeme bulundurulmayacağı, bulunması halinde üzerinde hak iddia
edilmeyeceği belirtilmiştir. Taraflar arasındaki uyuşmazlık davacı tarafından özel mülkiyete konu stok sahasına nakledilen malzemeye ilişkindir. Sözleşme kapsamındaki ruhsatlı sahalardan davacının çıkarabileceği tüvanan malzeme miktarı sözleşmede önceden belirlenmiş olup davaya konu stok sahasında ise 106.500m3’ü elek altı, 475.600m3’ü elek üstü olmak üzere toplam 582.100m3 malzeme bulunduğu saptanmıştır.
Stok sahasında bulunan malzeme miktarının ruhsatlı alanlardaki rezerv miktarından fazla olması nedeniyle tümünün ruhsat dönemi içinde elde edilmiş malzeme olarak kabulüne imkan yoktur. Davalı vekili de stokun bir bölümünün ruhsat kapsamı dışında rüsum bedeli ödenmiş malzemeden oluştuğunu kabul etmiştir.
Bu durumda mahkemece davaya konu stok sahasındaki malzemenin ne miktar tüvanan malzemeden elde edilebileceği bilirkişiye hesaplattırılarak bulunacak tüvanan malzeme miktarının ruhsatlı sahalardaki rezerv miktarı ve ruhsat dışı sahalardaki rüsumu ödenmiş malzeme miktarı toplamından fazla olup olmadığı saptandıktan sonra sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi hatalı olmuştur.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2012/8400, K. 2012/15528, 27 Kasım 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama