KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2012/8429 E., 2012/12324 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Eylül 2012
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
- Dava türü
- İtirazın iptali
Karar Metni
652 kelime·3 dk okuma
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı itirazın iptali davasına dair kararın temyiz incelemesi duruşmalı olarak davacı tarafından süresi içinde istenilmekle gün tayin edilerek taraflara gönderilen davetiyelerin tebliğ edilmesi üzerine belli günde davacı vekili Av....geldi, davalı taraftan gelen olmadı. Hazır bulunanın sözlü açıklamasını dinledikten sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Uyuşmazlık, çeyiz senedine dayalı olarak yapılan icra takibine itirazın iptali ve icra inkar tazminatına ilişkindir. Mahkemece davanın reddine karar verilmesi üzerine hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili, dava dilekçesinde, davalı hakkında yapılan icra takibine davalının haksız, yersiz ve takibi sürüncemede bırakmak amacıyla itiraz ettiğini, davalı hakkında 6.10.2003 tarihli çeyiz senedinden dolayı icra takibi yapıldığını, başlatılan icra takibinin süresinde ve yöntemine uygun şekilde yenilendiğini, yine davalının alacağın likit olmadığına ilişkin itirazda bulunmasına karşın, çeyiz senedinde borçlanılan değerler ve miktarların belli olduğunu, çeyiz senedinin icra takibine konu edilerek zamanaşımı süresinin de kesildiğini belirterek,
itirazın iptalini, takibin devamını ve davalının % 40'dan az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, davacının daha önce Nevşehir İcra Müdürlüğü'nde başlattığı icra takibine borca itiraz sebepleri ile birlikte yetki yönünden de itiraz edildiğini, takibin yetkili icra müdürlüğünde süresinde yenilenmediğini, ortada geçerli bir icra takibi de olmadığından itirazın iptali davası da açılamayacağını, esas yönünden ise, borcun sebebi olarak çeyiz senedinin gösterildiğini, senette yazılı ziynet eşyalarının nitelik ve özelliklerinin belli olmadığını, hiçbirinin de değerinin de gösterilmediğini, bu itibarla alacak tutarının likit kabul edilemeyeceğini, diğer yandan senet içeriğinin gerçeği yansıtmadığını,
senede göre davacının babası tarafından davacıya ait olduğu yazılı ziynet eşyaları ve dövizin davacıya değil davalı kayınpederine verildiğini, gerçekte taraflar arasında alınan, verilen herhangi bir şeyin bulunmadığını, Yargıtay kararlarına göre söz konusu ziynetlerin davacının üzerinde bulunmasının hayatın olağan akışına uygun düştüğünü, davacının alacakları zamanaşımına uğradığı gibi, ancak bir alacak davasında inceleme konusu yapılabileceğini belirterek, davanın reddine ve davacının % 40 icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini savunmuştur.
Dosya kapsamı itibariyle davacı ile dava dışı...'nın evlenmesi dolayısıyla taraflar arasında 6.10.2003 tarihli çeyiz senedi düzenlenmiş, bu senet ile 15 adet 22 ayar 350 gram burma bilezik, bir adet 22 ayar yüzük, bir adet yedili gerdanlık, bir adet saat ve 15.000 Euro davacının babası ... tarafından tanıklar huzurunda tam olarak verilmiş ve davacının eş... ve davalı kayınpederi ... tarafından teslim alınmıştır.
Bu ziynetler ve para üzerinde başka kimsenin hakkı bulunmamaktadır. Davacı da anılan senede dayanarak eşi ve davalı kayınpederi hakkında ...İcra Müdürlüğü'nün 2009 / 419 sayılı dosyasında icra takibi başlatmış , eşi hakkındaki takip kesinleşirken, davalı kayınpederi takibe yasal süresi içinde itiraz etmiştir. Söz konusu ziynet eşyaları ve döviz, taraflar arasında senede bağlanmış olup davalı açısından bağlayıcıdır.
Dolayısıyla davalı, senette belirtilen yükümlülüklerini yerine getirmek zorundadırlar. Davacının ortak konuttan ne şekilde ayrıldığı davalının senetten doğan hukuki sorumluluklarını ortadan kaldırmaz. Diğer yandan dava konusu edilen ziynetlere ve dövize ilişkin senet düzenlendiğinden senet gereğinin yerine getirildiği konusunda tanık dinlenmesi ve tanık beyanlarının hükme esas alınması mümkün değildir.
Senette ziynetlerin ve dövizin davacıya ait olacağı kararlaştırıldığından davalının sözleşmeye aykırı davranması halinde bunların iadesinden ya da bedellerinden sorumlu tutulması gerekir. Davalı, dava konusu ziynetlerin ve dövizin davacıya iade edildiğini sundukları delillerle kanıtlayamamıştır.
Davada çeyiz senedine dayanıldığından dava konusu edilenlerin iade edildiğini ispat yükümlülüğü davalı tarafta olup davacıya yemin teklif etme hakkının hatırlatılarak davalının da eda ettiği yemin çerçevesinde davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
Bununla birlikte çeyiz senedinde bir kısım ziynet eşyalarının nitelik ve özellikleri gösterilmediğinden mahkemece bu husus üzerinde durularak, gerekirse bu konuda davacının delilleri toplanarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken uyuşmazlıkta ispat külfetinin davalı tarafta olduğu gözetilmeksizin eksik inceleme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2012/8429, K. 2012/12324, 27 Eylül 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama