KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2012/8683 E., 2012/11129 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 5 Eylül 2012
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
- Dava türü
- Önalım
Karar Metni
370 kelime·2 dk okuma
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı önalım davasına dair karar, davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, önalıma konu payın iptali ve tesciline ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili, dava dilekçesinde, müvekkilinin paydaş olduğu dava konusu taşınmazdan davalının diğer hissedarlardan 28.2.2011 tarihinde pay satın aldığını, tapu harç ve masraflar toplamı bedeli yatırmaya hazır olduğunu belirterek önalım hakkının tanınmasını ve dava konusu payın iptali ile davacı adına tescilini istemiştir. Davalı vekili ise davacının iyi niyetli olmadığını taşınmazın fiilen taksim edildiği savunmasında bulunarak davanın reddini istemiştir.
Önalım davasına konu payın ilişkin bulunduğu taşınmaz paydaşlarca özel olarak kendi aralarında taksim edilip her bir paydaş belirli bir kısmı kullanırken bunlardan biri kendisinin kullandığı yeri ve bu yere tekabül eden payı bir üçüncü şahsa satarsa, satıcı zamanında bu yerde hak iddia etmeyen davacının tapuda yapılan satış nedeniyle önalım hakkını kullanması T.M.K.nun 2.maddesinde yer alan dürüstlük kuralı ile bağdaşmaz. Kötü niyet iddiası 14.2.1951 gün ve 17/1 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca davanın her aşamasında ileri sürülebileceği gibi mahkemece de kendiliğinden nazara alınması gerekir. Bu gibi halde savunmanın genişletilmesi söz konusu değildir. Eylemli paylaşmanın varlığı halinde davanın reddi gerekir.
Davacı önalıma konu payın bulunduğu taşınmazda 28.2.2011 tarihinde 80.000 TL bedelle pay satın almıştır. Davalı fiili taksim savunmasında bulunmuştur.
Mahkemece davalıya bir dahaki celseye kadar delilerini bildirmesi için kesin mehil verilmiş ve deliller süresinde sunulmadığından ikinci defa delil ibraz için istenilen talebin reddine karar verilmiş, ancak bu ara kararından dönülerek bu konuda verilecek sürenin yargılamayı uzatacağından ve bildireceği delilerin hükme etkisi olmadığından bahisle delillerin ibraz edilmesi için yeniden mehil verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Bu mehil ve istemin reddi yerinde olmayıp fili taksime konu taraf delilerinin toplanması, gerekirse mahallinde keşif yapılarak taraflar arasında eylemli kullanım olup olmadığının tesbit edilmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmadığından hükmün bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2012/8683, K. 2012/11129, 5 Eylül 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama