KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2012/8691 E., 2012/11702 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Eylül 2012
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi (Aile Mahk. Sıfatıyla
- Dava türü
- Eşya Alacağı
Karar Metni
604 kelime·3 dk okuma
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı eşya alacağı davasına dair karar, davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Uyuşmazlık, bir kısım ev ve ziynet eşyalarının aynen iadesi, mümkün değilse bedeli olan 7.000 TL'nin tahsiline ilişkindir. Mahkemece davanın kısmen kabulü ile davalı ... hakkındaki davanın atiye bırakılması nedeniyle hüküm kurulmasına yer olmadığına, davalı ... yönünden davanın kısmen kabulü ile toplam 3.660 TL değerindeki ev eşyalarının aynen iadesine, mümkün değilse bedelinin dava tarihinden itibaren yasal faizi ile tahsiline, ziynet eşyalarına ilişkin davanın reddine karar verilmesi üzerine hüküm davacı vekili ve katılma yolu ile davalı ... vekili tarafından ayrı ayrı temyiz edilmiştir.
1-Davacı vekilinin temyiz dilekçesinin davalı ... vekiline 25.5.2011 tarihinde tebliğ edilmesi üzerine davalı ... vekilince 30.5.2011 tarihli dilekçesi ile katılma yolu ile kararın düzeltilerek onanması istenmiş ise de, herhangi bir temyiz harcı yatırılmaması ve temyiz dilekçesinin de temyiz defterine kaydedilmemesi nedeniyle davalı ... vekilinin temyiz dilekçesinin REDDİNE,
2-Davacı vekilinin temyiz itirazlarına gelince ;
Davacı vekili, dava dilekçesinde müvekkilesinin davalı ... ile evlenmesi sırasında davada dayanılan çeyiz senedinin düzenlendiğini, bu senedi davalı eşi ile birlikte babası olan diğer davalı ...'ün de imzaladığını, davalıların bu çeyiz senedi ile birlikte, onyedi kalemden oluşan eşya ve altınları vermeyi kabul ve taahhüt etmelerine karşın davacıyı evden kovduklarını, yurt dışında verilen kararla tarafların boşandıklarını, bu kararın tenfizi için de dava açıldığını, davalıların vermiş olduğu çeyiz senedinin bağışlama taahhüdü niteliğinde olduğunu belirterek,
eşyaların aynen iadesini, mümkün değilse belirlenecek değerinin davalılardan tahsilini talep etmiştir.
Davalı ... vekili, davanın yersiz ve dayanaksız açıldığını, iddia edildiği gibi davacının mihir senedindeki eşyaları ve altınlarının alınarak evden atılmadığını, eşlerin evlendikten sonra kendi evlerine taşınıp senette yazılı eşyaları burada kullandıklarını, davacının evde bulunan eşyalarını alabileceği halde, bunu yapmayarak dava açma gereği duyduğunu, dava konusu edilen altınların da düğün sırasında davacıya hediye olarak takıldığını, davacının bu altınlarını alamadığını ve götüremediği iddiasını kanıtlamasının gerektiğini belirterek, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Davalı ..., duruşmalara katılmamış ve bir savunmada bulunmamıştır.
Dosya kapsamı itibariyle davacı ile davalılardan ...'ün 1997 yılında evlenmeleri sırasında 16.8.1997 tarihli “mihir eşya senedi” başlıklı bir belge düzenlenmiş, bu senet ile davalılar toplam 2.795 TL değer takdir edilen dava konusu onyedi kalem eşya ve ziyneti, davacının, babasının evinden getirdiğini, ilerde taraflar arasında herhangi bir ayrılık zuhur ettiğinde mihir eşyalarının piyasa fiyatına göre davacıya iade edeceklerini kabul ve taahhüt etmişlerdir.
Tarafların evlendikten sonra yurt dışında yaşadıkları sırada Dortmund yerel mahkemesinin verdiği kararla boşanmalarına hükmedilmiştir. Karar Türkiye'de tenfiz aşamasındadır. Söz konusu mihir eşyaları taraflar arasında senede bağlanmış olup davalılar açısından bağlayıcıdır. Dolayısıyla davalılar senette belirtilen yükümlülüklerini yerine getirmek zorundadırlar.
Davacının ortak konuttan ayrılarak yine yurt dışında yaşayan kardeşlerinin yanına kendi isteği ile gitmiş olması davalıların senetten doğan hukuki sorumluluklarını ortadan kaldırmaz. Diğer yandan dava konusu eşya ve ziynetlere ilişkin senet düzenlendiğinden senet gereğinin yerine getirildiği konusunda tanık dinlenmesi ve tanık beyanlarının hükme esas alınması mümkün değildir.
Senette eşya ve ziynetlerin davacıya ait olacağı kararlaştırıldığından davalıların sözleşmeye aykırı davranmaları halinde bunların iadesinden ya da bedellerinden sorumlu tutulmaları gerekir. Davalılar dava konusu eşya ve ziynetlerin davacıya iade edildiğini sundukları delillerle kanıtlayamamışlardır.
Bununla birlikte davalı vekili 4.3.2009 tarihli delil listesinde “ve diğer tüm yasal kanıtlar”demek suretiyle yemin deliline de dayandığından davalı yana ziynet eşyalarının davacıya iade edildiği konusunda yemin teklif etme hakkı hatırlatılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, mahkemece uyuşmazlıkta ispat külfetinin davalı tarafta olduğu gözetilmeksizin eksik inceleme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmediğinden kararın bozulması gerekmiştir
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2012/8691, K. 2012/11702, 18 Eylül 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama