KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2012/8868 E., 2012/9888 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 2 Temmuz 2012
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
- Dava türü
- Ortaklığın giderilmesi
Karar Metni
279 kelime·1 dk okuma
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı ortaklığın giderilmesi davasına dair karar, davalılardan ... tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, bir adet taşınmazda ve bir adet bağımsız bölümdeki ortaklığın giderilmesi istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne, ortaklığın taşınmazların satılarak giderilmesine karar verilmiş, hüküm davalılardan ... tarafından temyiz edilmiştir.
Ortaklığın giderilmesi davaları paylı veya elbirliği mülkiyetine konu taşınır veya taşınmaz mallarda paydaşlar arasında mevcut birlikte mülkiyet ilişkisini sona erdirip ferdi mülkiyete geçmeyi sağlayan iki taraflı taraflar için benzer sonuçlar doğuran davalardır.
Ortaklığın giderilmesi davasını paydaşlardan (ortaklardan) biri veya bir kaçı diğer paydaşlara karşı açar. HMUK.nun 569.maddesi hükmü uyarınca davada bütün paydaşların yer alması zorunludur. Paydaşlardan veya ortaklardan birisinin ölmesi halinde alınacak mirasçılık belgesine göre mirasçılarının davaya katılmaları sağlandıktan sonra işin esasının incelenmesi gerekir.
Olayımıza gelince: davalılardan ... ve ... adlarına adreslerin tespit edilememesi nedeniyle dava dilekçesi ve ... adına mahkeme hükmünün ilanen tebliğ edildiği, ancak dava dilekçesinin ve hükmün ilanen tebliğine ilişkin mahkeme divanhanesinde ilan yapıldığına dair askı ilan tutanağının bulunmadığı anlaşılmıştır. Bu durumda Tebligat Kanununun 29 ve Tebligat Tüzüğü’nün 47.maddeleri gereği usulüne uygun şekilde ilanen tebligat yapıldığından söz edilemez. Mahkemece adresi tespit edilemeyen adı geçen davalılara Tebligat Kanununun 29. ve Tebligat Tüzüğünün 47.maddeleri uyarınca usulüne uygun ilanen tebligat yapılarak taraf teşkili sağlandıktan sonra işin esası hakkında bir karar verilmesi gerekirken usulüne uygun taraf teşkili sağlanmadan yazılı şekilde karar verilmiş olması doğru değildir.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2012/8868, K. 2012/9888, 2 Temmuz 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama