KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2012/8938 E., 2012/12596 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 2 Ekim 2012
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
- Dava türü
- Ortaklığın giderilmesi
Karar Metni
526 kelime·3 dk okuma
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı ortaklığın giderilmesi davasına dair karar, bir kısım davalılar tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, bir adet taşınmazın paydaşlığının giderilmesi istemine ilişkindir. Mahkemece, paydaşlığın satış suretiyle giderilmesine karar verilmiş, hüküm bir kısım davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Hüküm davalılardan ...'e 02.03.2012 tarihine tebliğ olunmuş ve temyiz dilekçesi, sekiz günlük yasal süre geçtikten sonra 13.03.2012 tarihinde verilmiştir. Bu nedenle, 6100 sayılı HMK.ya 6217 sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek, HUMK.nun 432/4.maddesi gereğince davalı ... 'ün süresinde olmayan temyiz isteminin reddine,
2-Davalılar ... ve ... vekilleri ile davalı ...'ün temyiz istemlerine gelince;
Dosya kapsamına, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerekçelere göre taşınmaz intifa hakkı ile yükümlü bulunduğundan, TMK.nun 700.maddesi gereğince, intifa haklarının söz konusu paylara düşecek bedel üzerinden devam etmesine karar verilmesinde bir usulsüzlüğün bulunmamasına göre davalı ...'ün tüm, davalılar ... ve ... vekillerinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
3-Paydaşlığın (ortaklığın) satış yoluyla giderilmesi halinde dava konusu taşınmaz üzerinde bina, ağaç vs gibi bütünleyici parça (muhdesat) varsa bunların arzla birlikte satılması gerekir.
Ancak muhdesatın bir kısım paydaşlara (ortaklara) ait olduğu konusunda tapuda şerh varsa veya bu hususta bütün paydaşlar (ortaklar) ittifak ediyorlarsa ve muhdesat arzın değerinde bir artış meydana getiriyorsa bu artışın belirlenmesi için dava tarihi itibariyle arzın ve muhdesatın değerleri ayrı ayrı tespit edilir. Belirlenen bu değerler toplanarak taşınmazın tüm değeri bulunur.
Bulunan bu değerin ne kadarının arza ne kadarının muhdesata isabet ettiği oran kurulmak suretiyle belirlenir. Satış sonunda elde edilecek bedelin bölüştürülmesinde bu oranlar esas alınarak yapılır. Muhdesata isabet eden kısım muhdesat sahibi paydaşa, geri kalan bedel ise payları oranında paydaşlara (ortaklara) dağıtılır.
Bütünleyici parçanın (muhdesat) arzın paydaşlarına (ortaklarına) değil de üçüncü şahsa ait olduğunun anlaşılması halinde bu kimseyi muhdesat sahibi olarak davaya dahil etme ve ona satış bedelinden pay vermek mümkün değildir.
Olayımıza gelince; mahallinde yapılan keşif sonunda düzenlenen 14.07.2011 günlü bilirkişi raporuna göre taşınmaz üzerinde A, B, C, D harfleri ile gösterilen yapıların bulunduğu tespit olunmuş, 19.07.2011 günlü bilirkişilerce düzenlenen raporda da, her bir binanın tüm değere oranları hesaplanmış, ancak her iki raporda bu binaların paydaşlardan kime ait olduğu açıklanmamıştır. Ancak davacılar vekilinin 24.10.2011 günlü binaların aidiyetine ilişkin dilekçe kapsamına da taraflarca itiraz edilmemiştir. Bu durumda mahkemece davacılar vekilinin açıklaması karşısında bilirkişilerden hangi bina sahibine hangi oranda değeri isabet edeceğini gösterir ek rapor alınarak, bu rapor doğrultusunda yukarıdaki esaslar göz önünde bulundurularak, satış bedelinin dağıtılmasına karar verilmesi gerekir.
Mahkemece hükmün birinci fıkrasında satış sırasında, dağıtıma esas teşkil edecek nitelikte hazırlanmayan 19.07.2011 tarihli raporun dikkate alınmasına, beş nolu fıkrasında bu defa satış bedelinden elde edilecek tutarın taraflara tapu kaydı ve veraset ilamındaki payları oranında aidiyetine şeklinde infazda tereddüt yaratacak şekilde karar verilmesi hatalı olmuştur. Ayrıca kabule göre de, davacılar miras bırakanı tapu maliki ...'in mirasçılık belgesinde soy isminin ... olduğu görüldüğünden ve tapu kayıtlarının nüfus kayıtlarına uygun olması asıl olduğundan, bu husus üzerinde durulmaması da doğru değildir.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2012/8938, K. 2012/12596, 2 Ekim 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama