KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2012/9295 E., 2012/12052 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Eylül 2012
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
- Dava türü
- Ortaklığın giderilmesi
Karar Metni
515 kelime·3 dk okuma
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı ortaklığın giderilmesi davasına dair karar, davacı-davalılardan ... tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, bir adet taşınmaz ortaklığının giderilmesi istemine ilişkindir. Mahkemece ortaklığın satılarak giderilmesine karar verilmesi üzerine hüküm davalı vekili ile katılma yoluyla davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Paydaşlığın (ortaklığın) giderilmesi davaları paylı veya elbirliği mülkiyetine konu taşınır veya taşınmaz mallarda paydaşlar (ortaklar) arasında mevcut birlikte mülkiyet ilişkisini sona erdirip ferdi mülkiyete geçmeyi sağlayan iki taraflı taraflar için benzer sonuçlar doğuran davalardır.
Paydaşlığın (ortaklığın) giderilmesi davasını paydaşlardan (ortaklardan) biri veya bir kaçı diğer paydaşlara (ortaklara) karşı açar. HMK.'nun 27. maddesi hükmü uyarınca, davanın tarafları, müdahiller ve yargılamanın diğer ilgilileri, kendi haklarıyla bağlı olarak hukuki dinlenilme hakkına sahiptirler. Hukuki dinlenilme hakkı, Anayasının 36. maddesinde ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 6. maddesinde düzenlenen adil yargılama hakkının en önemli unsurudur. Bu itibarla, paydaşlardan veya ortaklardan birisinin ölmesi halinde alınacak mirasçılık belgesine göre mirasçılarının davaya katılmaları sağlandıktan sonra işin esasının incelenmesi gerekir.
Olayımıza gelince; davaya konu edilen ve satışına karar verilen taşınmaz,... İli ... İlçesi ... Mahallesi 539 ada 1 nolu parsel arsa ve kargir ev vasfında 393 m2 yüzölçümü ile tapuda kayıtlı olup, tapu kaydında paydaşları olarak, soyadı yazılı olmayan..., ..., ..., ... ve ... görünmektedir.
1- Mahkemece her ne kadar davacı vekili tarafından dava dilekçesi ekinde sunulan Mustafa oğlu ...’in nüfus kaydına göre taraf teşkili sağlanmaya çalışılmış ise de paydaşın soyadı tapu kaydında yazılı değildir. Öte yandan mirasçılık belgesi de dosyaya sunulmamıştır. Davalı ise temyiz dilekçesinde adı geçen paydaşın soyadı kanunundan önce öldüğünü, taraf murisi olarak nüfus kaydı sunulan kişinin paydaşın torunu olduğunu bildirmiştir.
Bu durumda paydaş Mustafa oğlu...’in payı İmar edinme sebebi ile tescil edildiğinden payın imar uygulamasından önceki tapu kaydına dayanak belgelerinin getirtilerek paydaş ile nüfus kaydı sunulan ...’in aynı kişi olup olmadığı hususunda tereddütlerin giderilmesi, tapu kaydının nüfus kaydına uygun şekilde düzeltilmesi hususunda gerekirse tapuda isim tashihi davası açmak üzere ilgilisine süre verilmesi ve mirasçılık belgesinin de dosya arasına konulması ondan sonra işin esası hakkında bir karar verilmesi gerekirken usulüne uygun taraf teşkili sağlanmadan esas hakkında hüküm kurulması doğru değildir.
2- Diğer taraftan paydaşlardan ...’ın adresi belediye imar ve şehircilik müdürlüğünün yazısı sonucunda tespit edilmiş ve dava dilekçesi ile duruşma günü davalıya tespit edilen adresinde Tebligat Kanununun 21. Maddesi uyarınca tebliğ edilmiştir. Ancak davalı tarafça temyiz dilekçesi ekinde sunulan nüfus kaydına göre ... kızı ...’ın 20/12/1965 tarihinde öldüğü anlaşılmaktadır.
Bu durumda paydaş ... kızı ...’ın payı da İmar edinme sebebi ile tescil edildiğinden, payın imar uygulamasından önceki tapu kaydına dayanak belgelerinin getirtilerek paydaş ile nüfus kaydı sunulan ... kızı ...’ın aynı kişi olup olmadığı üzerinde durularak aynı kişi olduklarının anlaşılması halinde ilgilisinden mirasçılık belgesinin temini ile mirasçılarının davaya dahil edilmesi, ondan sonra işin esası hakkında karar verilmesi gerekir. Hüküm bu nedenlerle bozulmalıdır.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2012/9295, K. 2012/12052, 24 Eylül 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama