KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2012/9366 E., 2012/15543 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Kasım 2012
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
- Dava türü
- Alacak
Karar Metni
391 kelime·2 dk okuma
Dava, kira parasının tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen karar davacı ve davalı vekilinin temyizi üzerine, Dairenin 02.02.2012 tarih ve 11750/1311 sayılı kararı ile onanmış, onama kararı üzerine davacı vekili tarafından bu kez süresinde karar düzeltme isteminde bulunulmuştur. 1-Mahkemenin kararında ve Yargıtay ilamında yazılı sebeplere göre HUMK.nun 440.maddesinde yazılı hallerden hiçbirine uymadığından davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan karar düzeltme istemi yerinde değildir. 2-Davacı vekilinin dava açmakta hukuki yararı olduğuna ilişkin karar düzeltme istemine gelince
Davacı vekili davalı şirketin müvekkiline ait işyerinde 01.07.2007 başlangıç tarihli sözleşme ile kiracı olup davalının (01.07.2007 – 30.06.2008) tarihleri arasındaki döneme ilişkin kira borcunu ödemediğini, belirterek toplam 42.480 TL kira alacağı ve 17.875 TL işlemiş faizin davalıdan tahsilini istemiştir.
Davalı vekili ise davacının söz konusu alacak için icra takibi yaptığını, takibin kesinleştiğini, artık davacının bu davayı açmakta hukuki yararı olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece davacının 36.000 TL kira alacağı için önceden Kuşadası 1.İcra Müdürlüğünün 2007/847 sayılı dosyası ile takip yaptığı takibin kesinleştiği, kesinleşen miktar için davacının dava açmakta hukuki yararı bulunmadığı gerekçesi ile aradaki fark olan 6.480 TL için davanın kabulüne karar verilmiştir.
İlamsız icra takibi alacaklı olduğunu iddia eden kişinin elinde bu konuda bir mahkeme ilamı veya ilam hükmünde bir belge olmadığı halde icra takibine geçebilmesini ve belirli koşullar dahilinde alacağını tahsil etme olanağı sağlayan bir icra usulüdür. Bunun için alacaklının alacağını belgeleyen bir senet bulunması dahi gerekmez. Borçlunun ödeme emrine itiraz etmemesi tümü ile takip hukuku bakımından hukuki sonuç doğurur.
Bunun yanında alacaklının dava açıp bu alacağını ilama bağlatmakta her zaman için hukuki yararı olduğu gibi borçlunun da koşulları dahilinde menfi tespit veya istirdat davası açması mümkündür. Somut olay bu çerçevede değerlendirildiğinde; alacağın 36.000 TL’lik kısmı için önceden yapılan icra takibinin itiraz edilmeyerek kesinleşmesi alacaklının kesinleşen takip miktarı yönünden dava açmakta hukuki yararı bulunmadığı şeklinde yorumlanamaz.
Mahkemece işin esasının incelenerek sonucuna göre karar verilmesi zorunludur. Yerel mahkeme hükmünün belirtilen bu gerekçe ile bozulması gerekirken onandığı bu defaki inceleme sonucu anlaşıldığından davacının karar düzeltme talebinin kabulü ile dairemizin onama ilamının kaldırılarak mahkeme hükmünün bozulmasına karar verilmiştir
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2012/9366, K. 2012/15543, 27 Kasım 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama