KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2012/9643 E., 2012/12509 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 1 Ekim 2012
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
- Dava türü
- Ortaklığın giderilmesi
Karar Metni
438 kelime·2 dk okuma
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı ortaklığın giderilmesi davasına dair karar, davalılar tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, bir adet taşınmazdaki paydaşlığın giderilmesi istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne, taşınmazın satılarak paydaşlığın giderilmesine karar verilmiş, hüküm davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Paydaşlığın (ortaklığın) giderilmesi davaları iki taraflı, taraflar için benzer sonuçlar doğuran davalardır. Bu davalarda davalı da davacı gibi aynı haklara sahiptir. Bu nedenle davacının satış suretiyle paylaşma istemesi davalıların aynen paylaşma istemesine engel teşkil etmez.
Paydaşlığın (ortaklığın) giderilmesi davalarında mahkemece malın aynen bölünerek paylaştırılmasına karar verilebilmesi için taşınmazın yüzölçümü, niteliği, pay ve paydaş sayısı ile imar mevzuatına göre aynen bölüşmenin mümkün olup olmadığının araştırılması gerekir. Taşınmazın önemli ölçüde bir değer kaybına uğraması söz konusu ise aynen bölünerek paylaştırılmasına karar verilemez. Keza paydaşlar rıza göstermedikleri takdirde taşınmazın bir bölümü paylı bırakılamaz.
Aynen bölünerek paylaştırmanın (taksimin) mümkün olması durumunda bölünen parçaların değerlerinin birbirine denk düşmemesi halinde eksik değerdeki parçaya para (ivaz) eklenerek denkleştirme sağlanır. Davada paydaşlar arasında anlaşma olmadıkça hakim kendiliğinden bazı taşınmazların bir kısım paydaşlara, kalanın diğer paydaşlara verilmesi şeklinde aynen bölünerek paylaştırmaya karar veremez.
Aynen bölünerek paylaştırma (taksim) halinde teknik bilirkişiye ifraz (taksim) projesi düzenlettirilerek bu projeye göre taşınmaz Belediye veya mücavir alan hudutları içerisinde ise Belediye Encümeninden karar alınmak suretiyle Belediyeden, Belediye dışında ise İl İdare Kurulundan İmar Yasası ve Yönetmeliğine göre bölüşmenin (taksimin) mümkün olup olmadığı sorulur. İfraz projesinde kimlere nerelerin verileceği konusunda paydaşlar anlaşamazlar ise hakim huzurunda kura çekilerek belirlenir.
Onay makamından olumsuz cevap gelmesi halinde paydaşlığın (ortaklığın) satış suretiyle giderilmesine karar verilmesi gerekir.
Olayımıza gelince; dava konusu 219 ada 2 parsel sayılı taşınmaz tarla niteliğinde 255500 m2 alanlı olarak tapuda 100/600 pay ..., 420/600 pay ... ve 80/600 pay ... adına kayıtlıdır. Davacı ve davalılar taşınmazın aynen taksimi mümkün olmadığı takdirde satılarak ortaklığın giderilmesini istemişlerdir. Taşınmazın en küçük paya düşen alan itibarı ile pay ve paydaş durumuna göre aynen taksimi mümkün görünmektedir.
Bu durumda taşınmazın başında yeniden keşif yapılarak konusunda uzman bilirkişilerden rapor alınıp, teknik bilirkişiye ifraz projesi düzenlettirerek bu projeye göre taşınmazın taksim edilip edilemeyeceği hususu onay makamı olan İl İdare Kurulundan sorularak, taksimin mümkün olduğunun anlaşılması halinde tarafların yola terke muvafakatları bulunup bulunmadığı konusundaki beyanlarının alınması ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yeterli araştırma yapılmaksızın eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2012/9643, K. 2012/12509, 1 Ekim 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama