KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2012/9884 E., 2012/12695 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 3 Ekim 2012
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
- Dava türü
- Ortaklığın giderilmesi
Karar Metni
331 kelime·2 dk okuma
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı ortaklığın giderilmesi davasına dair karar, davalı ...'yü temsilen kayyım sıfatıyla ... Defterdarı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Dava, bir adet taşınmazda ortaklığın giderilmesi istemine ilişkindir. Mahkemece ortaklığın satılarak giderilmesine karar verilmiş, hüküm davalı ... Oğlu ... kayyımı tarafından temyiz edilmiştir.
Tapuda paydaş gözüken, ... oğlu ...'nün kim olduğunun ve soyadının tespit edilmemesi nedeni ile 3561 Sayılı Yasa gereğince, kendisine kayyım tayin edilerek taraf teşkili sağlanmış ise de, kayyımın görevi, TMK.'nun 477. maddesi gereğince “kayyım atanmasını gerektiren sebebin ortadan kalkması ile sona erer” davalının tapudaki mülkiyet hakkının dayanağı Ordu Sulh Hukuk Mahkemesinin 1973/199 E. 1975/194 K. sayılı mirasçılık belgesi olup, her ne kadar ilgili belgede davalının soyadı bulunmuyor ise de, taşınmazda paydaş olan ve UYAP sisteminde nüfus bilgilerine göre davalı olarak kaydedilmiş,
davalılar ... ve ... da aynı mirasçılık belgesine göre pay sahibi olduğundan, mirasçılık belgesindeki mirasçılık bağına göre ... Oğlu ...'nün “...” olduğu ve sağ olduğu MERNİS kayıtlarından anlaşılmaktadır. Ayrıca, tapu kaydında, ... oğlu ... lehine intifa hakkı şerhi olup, intifa hakkının devam edip etmediği, devam ediyor ise taşınmazın intifa ile yükümlü mü satılacağının yahut intifanın satış bedeli üzerinde mi devam edeceğinin değerlendirilmesi gerekir.
Mahkemece bu yönden değerlendirme yapılmadan ve nüfus kaydına göre sağ olduğu anlaşılan ... oğlu ...'ye usulüne uygun dava dilekçesi tebliğ edilmeden ve intifa hakkına ilişkin beyanda bulunma imkanı tanınmadan davanın esası hakkında karar verilmesi doğru değildir.
Öte yandan, taşınmazdaki muhdesatların paydaşların bir kısmına ait olması durumunda, oran kurularak satış bedelinden bu orana isabet edecek kısmın muhtesat sahibi paydaşa verilmesi gerekirken, infazda tereddüt yaratacak şekilde, muhdesata ilişkin şerhin satışta nazara alınacağına karar verilmesi, isabetli değildir. Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2012/9884, K. 2012/12695, 3 Ekim 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama