KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2012/9895 E., 2012/10480 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 11 Temmuz 2012
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
- Dava türü
- Ortaklığın giderilmesi
Karar Metni
326 kelime·2 dk okuma
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı ortaklığın giderilmesi davasına dair karar, davalılardan ... tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Dava, iki adet taşınmazdaki paydaşlığın giderilmesi istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kabulüne, taşınmazdaki paydaşlığın satılarak giderilmesine karar verilmiş, hüküm davalılardan ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Paydaşlığın (ortaklığın) satış yoluyla giderilmesine karar verilmesi halinde, dava konusu taşınmaz üzerinde bina, ağaç vs gibi bütünleyici parça (muhdesat) varsa bunların arzla birlikte satılması gerekir.
Ancak muhdesatın bir kısım paydaşlara (ortaklara) ait olduğu konusunda tapuda şerh varsa veya bu hususta bütün paydaşlar (ortaklar) ittifak ediyorlarsa ve muhdesat arzın değerinde bir artış meydana getiriyorsa bu artışın belirlenmesi için dava tarihi itibariyle arzın ve muhdesatın değerleri ayrı, ayrı tespit edilir. Belirlenen bu değerler toplanarak taşınmazın tüm değeri bulunur.
Bulunan bu değerin ne kadarının arza ne kadarının muhdesata isabet ettiği oran kurulmak suretiyle belirlenir. Satış sonunda elde edilecek bedelin bölüştürülmesinde bu oranlar esas alınarak yapılır. Muhdesata isabet eden kısım muhdesat sahibi paydaşlara, geri kalan bedel ise payları oranında paydaşlara (ortaklara) dağıtılır.
Bütünleyici parçanın (muhdesat) arzın paydaşlarına (ortaklarına) değil de üçüncü şahsa ait olduğunun anlaşılması halinde bu kimseyi muhdesat sahibi olarak davaya dahil etme ve ona satış bedelinden pay verme mümkün değildir.
Olayımıza gelince; dava konusu 137 Ada 15 Parsel sayılı taşınmazda davalı ... oğlu ...'ün 09/10/1967 tarihinde tescil edilmiş intifa hakkı bulunduğu anlaşılmıştır. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde davalı ...'ün 96 yaşında olduğunu ve akli dengesinin yerinde olmadığını bildirmiştir. Mahkemece davalı ...'ün daha önce kısıtlanarak vasi tayin edilip edilmediği araştırılarak, kısıtlı değilse vasi tayini gerekip gerekmediği konusu üzerinde durularak taraf teşkili sağlandıktan sonra bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2012/9895, K. 2012/10480, 11 Temmuz 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama