KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2012/9924 E., 2012/16345 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 11 Aralık 2012
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
403 kelime·2 dk okuma
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı ortaklığın giderilmesi davasına dair karar, davalılardan ... tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, 5 parsel No'lu taşınmazın ortaklığının giderilmesi istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulü ile taşınmazın satışı suretiyle ortaklığın giderilmesine karar verilmesi üzerine hüküm davalı ... tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya kapsamına, toplanan delillere, mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verilmiş olmasına takdirde de bir isabetsizlik ve taraf teşkilinde de bir usulsüzlük bulunmamasına göre aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davalının satış bedelinin dağıtılmasına ilişkin temyiz itirazlarına gelince;
Davacı vekili, dava dilekçesinde, dava konusu edilen 5 No’lu parsele tarafların elbirliği halinde malik olduklarını, taşınmazın aralarında anlaşarak paylaşmalarının ya da satmalarının mümkün olmadığını, taşınmazın aynen de bölünemeyeceğini belirterek, satışı suretiyle ortaklığın giderilmesini talep etmiştir. Davalılar duruşmalara katılmamış ve bir beyanda bulunmamıştır.
Ortaklığın satış yoluyla giderilmesi halinde dava konusu taşınmaz üzerinde bina, ağaç vs. gibi bütünleyici parça ( muhtesat ) varsa bunların arzla birlikte satılması gerekir. Ancak muhtesatın bir kısım ortaklara ait olduğu konusunda tapuda şerh varsa veya bu hususta tüm ortaklar ittifak ediyorlarsa ve muhtesat arzın değerinde bir artış meydana getiriyorsa, bu artışın belirlenmesi için dava tarihi itibariyle arzın ve muhtesatın değerleri ayrı ayrı tespit edilir.
Belirlenen bu değerler toplanarak taşınmazın tüm değeri bulunur. Bulunan bu değerin ne kadarının arza, ne kadarının muhtesata isabet ettiği oran kurulmak suretiyle belirlenir. Satış sonunda elde edilecek bedelin bölüştürülmesi de bu oranlar esas alınarak yapılır. Muhtesata isabet eden kısım muhtesat sahibi ortağa, geri kalan bedel ise payları oranında ortaklara dağıtılır.
Bütünleyici parçanın arzın ortaklarına değil de üçüncü şahsa ait olduğunun anlaşılması halinde bu kimseyi muhtesat sahibi olarak davaya dahil etme ve ona satış bedelinden pay vermek mümkün değildir.
Olayımıza gelince;dava konusu edilen ve satışına karar verilen taşınmazın tapu kaydının beyanlar hanesinde, tasdikli krokisinde ( B ) ile gösterilen birinci katı atölye olan kargir iki katlı evin Tahsin oğlu ...'ya, ( A ) harfli kargir bir katlı evin Tahsin evlatları ..., ...,... ve ....'a ait olduğu konusunda şerh bulunmaktadır. Söz konusu yapılar da kömürlük hariç yapılan keşif sonrasında düzenlenen bilirkişi raporlarında belirtilmiştir Bu durumda mahkemece yukarda açıklanan ilkeler çerçevesinde oran kurulmak suretiyle satış bedelinin paydaşlara dağıtılması gerekirken, oran kurulmaksızın satış bedelinin dağılmasına karar verilmesi doğru görülmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2012/9924, K. 2012/16345, 11 Aralık 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama