KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2012/9952 E., 2012/16479 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Aralık 2012
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
262 kelime·1 dk okuma
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı menfi tesbit-istirdat davasına dair karar, davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, kira alacağının tahsili için yapılan takipte borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir. Mahkemece istemin reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı dava dilekçesinde, davalı tarafından kefil olduğu iddiası ile kira alacağının tahsili için aleyhine icra takibi başlatıldığını, haciz için gelindiğinde takipten haberi olduğunu bu nedenle itiraz edemediğini, kira sözleşmesinin kefil kısmındaki imzanın kendisine ait olmadığını belirterek takipte istenen kira alacağından borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini istemiştir. Davalı ise davacının kira sözleşmesini kefil olarak imzaladığını belirterek davanın reddini savunmuştur. Mahkemece sözleşmedeki imzanın davacıya ait olduğundan bahisle davanın reddine karar verilmiştir.
Davacı tarafın bu sözleşmedeki imzanın sahte olduğundan bahisle bildirdikleri suç duyurusu ile ilgili İzmir 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 2011/468 Esas sayılı dosyasında kira sözleşmesindeki imzanın sahteliği iddiasıyla ceza davası açıldığı anlaşılmaktadır. Hukuk hakimi ceza davasında verilecek mahkumiyet kararı ile bağlı olup, beraat kararı verilmesi halinde ise ceza hakiminin sabit kabul ettiği olgularla bağlıdır. Bu durumda kira sözleşmesindeki imzanın sahteliği iddiasına ilişkin olarak açılan ceza davasının sonucunun bekletici mesele yapılarak HMK 209 (HUMK.nın 317) maddeleri de gözönüne alınarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2012/9952, K. 2012/16479, 12 Aralık 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama