KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2012/9998 E., 2012/12521 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 1 Ekim 2012
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
- Dava türü
- Ortaklığın giderilmesi
Karar Metni
370 kelime·2 dk okuma
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı ortaklığın giderilmesi davasına dair karar, davalılardan ... tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. 1-Dosya kapsamına, tarafların iddia ve savunmalarına, toplanan delillere, mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verilmiş olmasına göre davalının sair temyiz itirazları yerinde değildir. 2-Davalının muhdesata ilişkin temyiz itirazlarına gelince;
Paydaşlığın (ortaklığın) satış yoluyla giderilmesi halinde dava konusu taşınmaz üzerinde bina, ağaç vs gibi bütünleyici parça (muhdesat) varsa bunların arzla birlikte satılması gerekir.
Ancak muhdesatın bir kısım paydaşlara (ortaklara) ait olduğu konusunda tapuda şerh varsa veya bu hususta bütün paydaşlar (ortaklar) ittifak ediyorlarsa ve muhdesat arzın değerinde bir artış meydana getiriyorsa bu artışın belirlenmesi için dava tarihi itibariyle arzın ve muhdesatın değerleri ayrı ayrı tespit edilir. Belirlenen bu değerler toplanarak taşınmazın tüm değeri bulunur.
Bulunan bu değerin ne kadarının arza ne kadarının muhdesata isabet ettiği oran kurulmak suretiyle belirlenir. Satış sonunda elde edilecek bedelin bölüştürülmesinde bu oranlar esas alınarak yapılır. Muhdesata isabet eden kısım muhdesat sahibi paydaşa, geri kalan bedel ise payları oranında paydaşlara (ortaklara) dağıtılır.
Bütünleyici parçanın (muhdesat) arzın paydaşlarına (ortaklarına) değil de üçüncü şahsa ait olduğunun anlaşılması halinde bu kimseyi muhdesat sahibi olarak davaya dahil etme ve ona satış bedelinden pay vermek mümkün değildir.
Olayımıza gelince; dava konusu edilen taşınmazlarda bulunan 2 katlı binanın davalı ... a ait olduğuna dair tapuda şerh bulunduğu anlaşılmakla, davalı ...’ a ait olan muhdesat hakkında yukarıda açıklandığı şekilde oran kurmak suretiyle satış bedelinin dağıtılmasına karar verilmesi gerekirken infazda tereddüt yaratacak şekilde oran kurulmadan karar verilmesi doğru değildir.
3- Ayrıca, 29/12/2009 tarihli ve 2009/15725 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile 01.01.2010 tarihinden itibaren yürürlüğe girmek üzere, 492 sayılı Kanuna bağlı tarifelerde yer alan nispi harç oranları ile yeniden değerleme oranı dahil olmak üzere maktu harçlar (maktu ve nispî harçların asgarî ve azami miktarlarını belirleyen hadler dahil) %10 oranında artırılmıştır. Buna göre taşınmazların satış bedeli üzerinden (binde 9,9) nisbi karar harcı alınması gerekeceği gözönünde tutulmaksızın (binde 9) harç alınması da doğru değildir.
Hüküm bu nedenlerle bozulmalıdır.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2012/9998, K. 2012/12521, 1 Ekim 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama