KÜNYE
(Kapatılan) 6. Hukuk Dairesi 2013/11234 E., 2013/13335 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 1 Ekim 2013
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
- Dava türü
- Kiralananın tahliyesi
Karar Metni
479 kelime·2 dk okuma
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tahliye davasına dair karar, davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Dava, önemli sebebe dayalı olarak akdi feshi ve kiralananın tahliyesi istemine ilişkindir. Mahkemece konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili; davalının müvekkiline ait ... ada ... parselde kiracı olduğunu, taşınmazın davalıya otopark olarak kiralandığını, sözleşmeden hemen sonra Liman Han olarak bilinen binanın cephe elemanlarında oluşan dökülmeler, zemin oturması sonucu otoparka doğru yatması ve tehlike arz etmesi nedeniyle tedbir alınması konusunda Fatih Belediye Başkanlığınca uyarı yazısının gönderildiğini, bunun üzerine kira sözleşmesinin feshi ve otoparkın kapatılması hususunda davalıya ihtar keşide ettiklerini, ancak davalının kiralananı tahliye etmediğini belirterek sözleşmenin feshine ve kiralananın tahliyesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili ise mücbir sebebe dayalı tahliye koşullarının oluşmadığını, davacının BK’nun 264.maddesine göre fesih isteyebilmesi için öncelikle BK’nun 262.maddesindeki sürelere uyması ve tazminat teklifinde bulunması gerektiğini ancak davalının bu koşullara uygun davranmadığını belirtmiştir.
Mahkemece, kiralananın tahliye edildiği ve davanın konusuz kaldığı gerekçesi ile karar verilmesine yer olmadığına yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Dava açıldıktan sonra ortaya çıkan bir olay nedeniyle artık dava konusu edilen talep hakkında olumlu ya da olumsuz bir karar verilmesine gerek ya da neden kalmıyorsa, burada davanın konusuz kalmasından söz edilebilir. Esasen dava, 818 sayılı Borçlar Kanununun 264.maddesi uyarınca tahliye istemine ilişkindir. Yargılama sırasında kiralananın bulunduğu alana doğru meyleden ve yıkılma tehlikesi olan binanın etkileşim alanında kalan %10 luk kısmın davalı tarafından tahliye edilmesi ile taraflar arasındaki uyuşmazlık sonu bulmuş ve bu açıdan dava konusuz kalmıştır. Bu durumda mahkemece bir tespit hükmü niteliğinde olarak esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına ve davanın açıldığı tarihteki durum ve
koşula göre yargılama giderine karar vermesi gerekir. Belirli bir süre için yapılan kira akdinin devamı sırasında, çıkan önemli sebepler dolayısı ile akdin feshedilebilmesi için öncelikle BK.nun 262 ve 285. maddelerinde açıklanan sürelere uyularak fesih beyanında bulunulmalı ve bu fesih beyanında BK.nun 264 veya 286. maddelerinde öngörülen tam tazminatın ödeneceği de teklif edilmiş olmalıdır, aksi halde bu feshi bildirimi yapılmamış sayılır.
Somut olayda davacı tarafından keşide edilen 04.05.2011 tarihli fesih ihtarnamesinde, tazminat teklifinde bulunmamıştır. Şu durumda keşide edilen ihtarın yasaya uygun olduğundan söz edilemeyeceği gibi davacının haklılığından da bahsedilemez. Bu durum karşısında mahkemece vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin davalıya yükletilmesi doğru olmadığından hükmün bozulması gerekmiştir.
Öte yandan tahliyesi gerçekleşen kısmın kiralananın %10’una tekabül ettiği anlaşılmaktadır. Kabul şekli itibariyle vekalet ücreti hesabında bu oranın dikkate alınması zorunlu iken bir yıllık kira bedelinin tamamı üzerinden hesaplanması da isabetsiz olmuştur.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2013/11234, K. 2013/13335, 1 Ekim 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama