KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2013/11433 E., 2014/3556 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Mart 2014
- Mahkemesi
- İstanbul Anadolu 16. Sulh Hukuk Mahkemesi
- Tarihi
- 09/05/2013
- Numarası
- 2012/183-2013/321
Karar Metni
296 kelime·1 dk okuma
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı alacak davasına dair karar, davalılardan Ş.. C.. (Demir) tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Davacı vekili, dava dilekçesinde; Davalı kiracının sözleşme süresi dolmadan 2011 yılının Haziran ayı sonunda kiralananı tahliye ettiğini davacının taşınmazı 15.10.2011 tarihinde yeniden kiraya verebildiğini belirterek 2011 yılının Temmuz, Ağustos, Eylül kiraları ile 15 günlük Ekim ayı kira parası olan toplam 10.150 TL nin tahsilini istemiştir. Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile 7.748,46 TL alacağın davalılardan müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiş, hüküm davalı Şükran vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya kapsamına, toplanan delillere, mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verilmiş olmasına ve takdirde de bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Taraflar arasında düzenlenen 01.02.2011 tarihli kira sözleşmesi konusunda uyuşmazlık bulunmamaktadır. Sözleşmenin özel şartlar 13. maddesinde kiracının kiralananı tahliye etmek isterse bildirimde bulunması için iki aylık makul süre öngörülmüştür. Davacı dava dilekçesinde kiracının iki aylık ihbar süresine uymadan 2011 yılının Haziran ayının sonunda taşınmazı tahliye ettiğini bildirerek kiralananı 15.10.2011 tarihinde daha düşük bedelle yeniden kiraya verdiğini açıklamıştır. Ne var ki taraflar sözleşmede makul süreyi iki ay olarak belirlediğine göre kiralananın tahliye edildiği tarih olan 2011 yılının Haziran ayı sonundan itibaren iki aylık kira bedeline hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde 15.10.2011 tarihine kadar kira parasına karar verilmesi doğru değildir.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2013/11433, K. 2014/3556, 24 Mart 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama