KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2013/16335 E., 2014/8140 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Haziran 2014
- Mahkemesi
- İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Tarihi
- 04/12/2012
- Numarası
- 2010/734-2012/260
Karar Metni
305 kelime·2 dk okuma
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı itirazın iptali davasına dair karar, davalılar tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, hor kullanım bedelinin tahsili amacıyla yapılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne davalıların itirazlarının iptali ile takibin 21.04.5 TL üzerinden devamına karar verilmiş, hüküm davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya kapsamına, toplanan delillere, mevcut deilller mahkemece takdir edilerek karar verilmiş olmasına ve takdirde de bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı kiracının temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davalı kefil H.. D..'ın temyiz itarızlarına gelince;
Borçlar Kanununun 484.maddesi uyarınca kefaletin geçerliliği, kefilin sorumlu olacağı belli bir miktarın gösterilmesi koşuluna bağlıdır. Başka bir deyişle kefilin sorumluluğundan söz edilebilmesi için belirli bir sürenin ve kefilin sorumlu olacağı azami miktarın sözleşmede belirlenmiş olması gerekir. Nitekim Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 22.03.2006 gün ve 2006 / 6-78-88 sayılı kararı da bu yöndedir. Yasanın bu hükmü kefaletin geçerlilik koşullarındandır.
Olayımaza gelince; davaya dayanak yapılan ve hükme esas alınan 01.06.2009 başlangıç tarihli ve bir yıl süreli kira sözleşmesini davalılardan H.. D.. kefil olarak imzalamıştır. Her ne kadar sözleşmede kefaletin müteselsil olduğu, kiracı kirada bu mukavele ile oturduğu sürece zamana bağlı olmaksızın devam edeceği belirtilmiş ise de hor kullanma tazminatı sözleşmenin kurulması sırasında belirli ve belirlenebilir bir alacak olmadığı gibi sözleşmede kefilin hor kullanma tazminatı ile sorumlu olduğuna ilişkin bir hükümde bulunmamakdadır. Bu durumda mahkemece kefil hakkındaki davanın reddine karar verilmesi gerekirken kabulüne karar verilmesi doğru değilndir.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2013/16335, K. 2014/8140, 19 Haziran 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama