KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2013/16735 E., 2014/8948 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 3 Temmuz 2014
- Mahkemesi
- İzmir 1. Sulh Hukuk Mahkemesi
- Tarihi
- 03/10/2013
- Numarası
- 2013/173-2013/923
Karar Metni
309 kelime·2 dk okuma
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı itirazın iptali davasına dair karar, davalılar tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, kira alacağının tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmesi üzerine hüküm davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 297/2 maddesinde hükmün neleri kapadığı belirtilmiştir. Buna göre hüküm, tarafların iddia ve savunmalarının özetini, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususları, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan delilleri, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesini, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebepleri kapsar. Hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir. Hüküm gerekçesi dosya içeriğine uygun olmak zorundadır. Ayrıca, hükmün gerekçesi ile sonuç kısmı birbiri ile çelişmemelidir.
Somut olayda; Mahkemece kısa kararda ve gerekçeli kararın hüküm fıkrasında davanın kısmen kabulüne ve davalıların İzmir 1. İcra Müdürlüğünün 2012/3055 sayılı dosyasına vaki itirazın kısmen iptaline İcra takibinin 10665 TL asıl alacak üzerinden devamına karar verildiği halde hükmün gerekçesinde, kısa kararda davacının alacak miktarının 10.665 TL olarak zuhulen yazıldığı doğrusunun 12.665 TL olduğu belirtilmek suretiyle hüküm fıkrası ile hükmün gerekçesi arasında çelişki oluşturulduğu görülmüştür. Talep sonucu hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gerekir. Mahkemece çelişkili, infazda tereddüt oluşturacak şekilde hüküm kurulması doğru olmadığından hükmün bu sebeple bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2013/16735, K. 2014/8948, 3 Temmuz 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama