KÜNYE
(Kapatılan) 6. Hukuk Dairesi 2013/2382 E., 2013/5551 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 28 Mart 2013
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
- Dava türü
- Kiralananın tahliyesi
Karar Metni
295 kelime·1 dk okuma
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tahliye davasına dair karar, davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Dava, temerrüt nedeniyle tahliye ve kira alacağı istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Yargılamanın sağlıklı bir biçimde sürdürülebilmesi, her şeyden önce tarafların yargılama gününü bilmeleri ile mümkündür. Hukuk mahkemelerinde asıl olan tarafların huzuru ile yargılamanın yürütülmesi olup usulün olanak tanıdığı hallerde duruşmaya gelinmese dahi ilgilinin yokluğunda yargılamanın yürütüldüğü hallerde vardır.
Bu gibi durumlarda gerekli uyarıyı taşıyan çağrı kağıdının tebliğ edilmesinden ve yasaya uygun taraf teşkilinin tamamlanmasından sonra işin esasına girilmesi, kanıtlar toplanarak sonuca ulaşılması gereklidir. Bu itibarla tebligat bilgilendirme özelliği yanında belgelendirme özelliği de bulunan bir usul işlemidir. 7201 sayılı Tebligat Yasası ve Tüzüğünün amacı da tebliğin muhatabına ulaşması konusu ile ilgili olarak kişilerin bilgilendirilmesi ve bunun belgeye bağlanmasıdır
Tebligat Kanununun 16.maddesi göre kendisine tebliğ yapılacak şahıs adresinde bulunmazsa tebliğ kendisi ile aynı konutta oturan kişilere veya hizmetçilerinden birine yapılır.
Olayımızda, dava dilekçesi ve duruşma gününü bildirir tebligat aynı çatı altında oturan oğlu ... adına tebliğ edilmiştir. Ne var ki dosya içerisindeki nüfus kaydına göre davalının ... isimli bir oğlu bulunmamaktadır. Bu durumda dava dilekçesi ve duruşma gününe ilişkin davalıya yapılan tebligat geçersizdir. Dava dilekçesi ve duruşma günü bildirir usulüne uygun tebligat yapıldıktan sonra işin esası hakkında bir karar gerekirken bu husus göz ardı edilerek savunma hakkı kısıtlanmak sureti ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.
Karar bu nedenle bozulmalıdır
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2013/2382, K. 2013/5551, 28 Mart 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama