KÜNYE
(Kapatılan) 6. Hukuk Dairesi 2013/258 E., 2013/11805 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Temmuz 2013
- Mahkemesi
- Aile Mahkemesi
- Dava türü
- Alacak
Karar Metni
373 kelime·2 dk okuma
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı alacak davasına dair karar, davacı tarafından süresi içinde duruşmalı olarak temyiz edilmiş, ancak davanın değeri itibari ile duruşmaya tabi olmadığından duruşma isteğinin reddine karar verildikten sonra, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Uyuşmazlık, dava konusu edilen ziynet ve ev eşyaları ile düğünde takılan 500 TL paranın aynen iadesine, mümkün değilse bedelinin tahsiline ilişkindir. Mahkemece ziynet eşyalarına ve 500 TL paraya yönelik davanın reddine, diğer eşyalar yönünden dava konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi üzerine hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili, dava dilekçesinde, davacının, kayınvalidesi ve davalı tarafından dövülerek evden kovulduğu için ekli listede belirtilen çeyiz eşyaları, şahsi eşyaları ve düğünde takılan altın ve parayı alamadan müşterek evden ayrıldığını, bu eşyaların davalının yedinde kaldığını belirterek aynen iadesine , olmadığı takdirde bedelinin faiziyle tahsiline, düğünde takılan 500 TL'nin yasal faiziyle tahsiline karar verilmesini istemiştir.Davalı vekili,dava dilekçesi ekindeki listede belirtilen takı dışındaki eşyaları teslim etmeye hazır olduklarını, davacının takıların tamamını yanında götürdüğünü, davalıda takı olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Evlilik ve nişan sırasında kadına takılan ziynet eşyaları kim tarafından alınmış olursa olsun ona bağışlanmış sayılır. Ancak, ziynet eşyalarının iade edilmemek üzere kocaya verildiğinin, kadının isteği ve onayı ile iade edilmemek üzere bozdurulup, ihtiyaçlar için harcandığının davalı yanca kanıtlanması halinde, koca ziynet eşyalarını iadeden kurtulur. Davacı dava konusu takı ve paranın müşterek konutta kaldığını ileri sürmektedir.
Davacının müşterek haneden ayrıldığı gün kocası ve kayınvalidesi tarafından dövüldüğü, telefon edilerek annesinin müşterek konuta çağrıldığı, annesi geldikten sonra bile kayınvalidesi tarafından ona tokat atıldığı, kimliğini dahi alamadan , ayakkabısını giyemeden, terlik giyerek annesiyle birlikte müşterek konuttan ayrıldığı anlaşılmaktadır. Bu koşullar altında evden ayrılan kadının dava konusu takı ve parayı yanına aldığı kabul edilemez.
Bu durumda mahkemece dava konusu takı ve paranın miktar ve niteliği üzerinde durularak davacı kadına evlilik sırasında takıldığı ispatlanan takı ve para yönünden davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken hatalı değerlendirme ile davanın reddine karar verilmesi doğru olmamıştır.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2013/258, K. 2013/11805, 10 Temmuz 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama