İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /6. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 6. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E.2013/372 K.2013/4764

Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı önalım davasına dair kararın temyiz incelemesi duruşmalı olarak davalı tarafından süresi içinde istenilmekle gün tayin edilerek taraflara gönderilen davetiyelerin tebliğ edilmesi…

Esas2013/372Karar2013/4764Tarih19 Mart 2013Okuma4 dk · 779 kelime

KÜNYE

(Kapatılan) 6. Hukuk Dairesi 2013/372 E., 2013/4764 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
19 Mart 2013
Mahkemesi
Asliye Hukuk Mahkemesi
Dava türü
Önalım
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

779 kelime·4 dk okuma

Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı önalım davasına dair kararın temyiz incelemesi duruşmalı olarak davalı tarafından süresi içinde istenilmekle gün tayin edilerek taraflara gönderilen davetiyelerin tebliğ edilmesi üzerine belli günde davalı vekili Av. ... ile davacı vekili Av. ... geldiler. Hazır bulunanların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.

Uyuşmazlık, önalım hakkına konu edilen payın iptali ile davacı adına tesciline ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmesi üzerine, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

1- Dosya kapsamına, toplanan delillere, mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verilmiş olmasına, takdirde de bir isabetsizlik olmamasına göre temyiz eden davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.

2-Davalı vekilinin fiili taksime ilişkin temyiz itirazlarına gelince;

Davacı vekili, dava dilekçesinde, müvekkilinin dava konusu payın ilişkin bulunduğu... No’lu parselin paydaşı olup davalının aynı taşınmazda 19.11.2009 tarihinde pay satın aldığını, satıştan yeni haberdar olan davacının önalım hakkını kullanmak istediğini belirterek, davalı adına kayıtlı payın iptali ile davacı adına tescilini talep etmiştir.

Davalı vekili, davayı kabul etmediklerini, her ne kadar dava dilekçesinde dava değeri 7.780 TL olarak gösterilmiş ise de, söz konusu payın değerinin bu miktarın çok üzerinde olduğunu, Yargıtay kararlarına göre de, payın değerinin yeniden belirlenmesinin gerektiğini, diğer yandan taşınmazın fiilen paylaşılarak kullanıldığını, davacı da dahil olmak üzere tüm paydaşların kendi paylarına karşılık gelen kısımları ayırmak suretiyle yıllardır kullanageldiklerini, davacının da kendi payı üzerine ...

A.Ş. isimli iş yerini yapıp kullandığını, diğer paydaş ...in de taşınmaz üzerinde ...

Ltd.Şti. isimli iş yerinin bulunduğunu, davalının burasını satın almadan önce uzun yıllardır taşınmazın mevcut haliyle paydaşlarınca tasarruf edildiğini, davanın kötü niyetle açıldığını fiilen taksim edilerek kullanılan taşınmaza ilişkin önalım hakkının kullanılamayacağını, ayrıca ortada gerçek bir satışın bulunmadığını, davalının dava konusu edilen payı kuzeninden devraldığını, taraflar arasında bir para alışverişinin olmadığını, payın aslında davalıya hibe edildiğini belirterek, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur. .

Önalım davasına konu payın ilişkin bulunduğu taşınmaz paydaşlarca özel olarak kendi aralarında taksim edilip her bir paydaş belirli bir kısmı kullanırken bunlardan biri kendisinin kullandığı yeri ve bu yere tekabül eden payı bir üçüncü şahsa satarsa satıcı zamanında bu yerde hak iddia etmeyen davacının tapuda yapılan satış nedeniyle önalım hakkını kullanması Türk Medeni Kanunu’nun 2. maddesinde yer alan dürüstlük kuralı ile

bağdaşmaz. Kötü niyet iddiası 14.2.1951 gün ve 17/1 Sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca davanın her aşamasında ileri sürülebileceği gibi mahkemece de kendiliğinden nazara alınması gerekir. Bu gibi halde savunmanın genişletilmesi söz konusu değildir. Eylemli paylaşmanın varlığı halinde davanın reddi gerekir.

Olayımıza gelince; dava konusu edilen 3 No’lu parseldeki 1685/21423 pay taşınmazın paydaşlarından ... tarafından 19.11.2009 tarihinde 100.000 TL bedelle davalıya satılmıştır. Yapılan pay satışının noter aracılığı ile bildirilmemesi nedeniyle davacı iki yıllık hak düşürücü süre içinde 13.5.2011 tarihinde açtığı dava ile önalım hakkının tanınmasını istemiştir.

Bu davaya karşı davalının taşınmazın fiilen bölünerek kullanıldığı yönündeki savunması doğrultusunda dinlenen tanıkları, taşınmazın maliklerinin 1976 yılından beri taşınmaz üzerine iş yerleri yapmaya başladıklarını, böylece zamanla bir fiili paylaşım olduğunu, taşınmaz üzerinde fabrika ve atölyeler dışında ..., ... ve ...'a ait üç adet de meskenin bulunduğunu, davalının ise zeminde boş arsa olarak duran 1.685 m2'lik yeri satın aldığını, yerinin belli olması için de kireçle işaretlediğini, satıcı paydaşın da yerini davalıya göstermek suretiyle satış yaptığını,

taşınmazın satın aldığı yerde daha önce bulunan dört odalı ev ile çevresindeki duvarların zamanla yıkıldığını, burada öncesinde bir kiracının oturduğunu beyan etmişlerdir.

Yerinde yapılan keşif sonrasında düzenlenen 5.6.2012 tarihli fen bilirkişisi raporunda da, davacının payına taşınmazda 10.009.44 m2 yer düşüp gösterilen bölümde davacıya ait 6.745.08 m2 alanlı bir yapının bulunduğu, davalının payına ise 1.842.46 m2 yer isabet etmesine karşılık zeminde 1.509.57 m2'lik bölümün kullanıldığı, ayırca taşınmaz üzerinde bir kısım paydaşlara ait yapılar olmakla birlikte, bir kısmının tasarruf ettiği yerlerinin olmadığı belirtilmiştir.

Taşınmazın çok sayıda paydaşı olmasına karşın, fiilen taksim edildiğinden söz edebilmek için her bir paydaşın fiilen kullandığı bir bölümün olması ya da taşınmazı kullanan paydaşların paylarına karşılık gelen bir alanı kullanmaları gerekmemektedir.

Taşınmazda kendisine 10.009 m2 yer isabet eden davacının üzerine Kantarcı Çelik Raf San ve Tic AŞ'yi tesis etmek suretiyle tasarruf ettiği bir kısım olduğu gibi, davalı da taşınmazın ayrı bir bölümünde 1.509.57 m2 yer kullanmaktadır. Ortada hukuken geçerli olmasa bile bir eylemli bölüşme söz konusu olduğundan zamanında davalının satın aldığı yer üzerinde hak iddia etmeyen davacının önalım hakkını kullanması, yukarıda açıklandığı üzere Medeni Kanun’un 2. maddesi ile bağdaşmaz.

Taşınmaz fiilen taksim edilerek kullanıldığına göre mahkemece davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün yukarıda (2) No'lu bentte yazılı nedenlerle BOZULMASINA ve Yargıtay duruşması için kendisini vekille temsil ettiren davalı yararına 990 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 19.03.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2013/372, K. 2013/4764, 19 Mart 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
6. Hukuk Dairesi
Esas No
2013/372
Karar No
2013/4764
Tarih
19 Mart 2013

İlgili Kararlar

  • Yargıtay Hukuk Daireleri Başkanlar Kurulu E.2013/372 K.2013/612
  • Yargıtay 23. Hukuk Dairesi E.2013/372 K.2013/1324
  • Yargıtay 14. Hukuk Dairesi E.2013/372 K.2013/3346
  • Yargıtay 12. Hukuk Dairesi E.2013/372 K.2013/10579
  • Yargıtay 5. Hukuk Dairesi E.2013/372 K.2013/4833
  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2013/372 K.2013/5425

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.