KÜNYE
(Kapatılan) 6. Hukuk Dairesi 2013/46 E., 2013/12139 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Eylül 2013
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
- Dava türü
- Eşya alacağı
Karar Metni
364 kelime·2 dk okuma
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı eşya alacağı davasına dair karar, davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, çeyiz ve ziynet eşyalarının iadesi olmadığı takdirde bedelinin tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece çeyiz eşyalarına yönelik davanın konusu kalmadığından bu talep hakkında karar verilmesine yer olmadığına, ziynet eşyalarına yönelik davanın ise reddine karar verilmiş olup hükmü davacı temyiz etmiştir
Davacı vekili dava dilekçesinde; tarafların 14.04.2006 tarihinde evlendiklerini, düğünde davacıya takılan altınların kasada muhafaza edileceğinden bahisle davalı tarafından alındığını ve bir daha iade edilmediğini belirterek müşterek konutta kalan dava konusu çeyiz eşyaları ile ziynet eşyalarının aynen iadesi olmadığı takdirde bedelinin davalılardan tahsiline karar verilmesini istemiştir. Davalı ise müşterek konutta kalan davacıya ait eşyaları iadeye hazır olduğunu, davacının ziynet eşyalarını ise almadığını savunmuştur. Mahkemece davaya konu çeyiz eşyalarının dava açıldıktan sonra iade edilmiş olması nedeniyle bu talep hakkında karar verilmesine yer olmadığına ziynet eşyalarına yönelik talebin ise kanıtlanamadığından bahisle reddine verilmiştir.
Davacı kadın dava konusu edilen ziynet eşyasının evlilik birliği içinde davalı tarafından banka kasasına konulmak üzere alıkonulduğunu, evi terk ederken kendisine verilmediğini ileri sürmüş, davalı ise altınları almadığını, davacı tarafından beraberinde götürüldüğünü savunmuştur. Hayat deneylerine göre olağan olanın bu çeşit eşyanın kadının üzerinde olması ya da evde saklanması, muhafaza edilmesidir. Başka bir anlatımla bunların davalıların zilyetlik ve korumasına terk edilmesi olağan durumla bağdaşmaz. Davacı, dava konusu ziynet eşyasının varlığını ve evi terk ederken bunların zorla elinden alındığını ve götürülmesine engel olunduğunu, evde kaldığını, ispat yükü altındadır.
Olayda, davacı kadın dava konusu ettiği ziynet eşyalarının davalı tarafından alı konularak kendisine iade edilmediğini dinlettiği tanık beyanları ile kanıtlayabilmiş değildir. Ne var ki davacı dava dilekçesinde “diğer deliller” demek suretiyle yemin deliline de dayanmış olduğundan , davacıya bu iddiasını ispat etme konusunda davalıya yemin teklif etme hakkı hatırlatılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi hatalı olmuştur.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2013/46, K. 2013/12139, 10 Eylül 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama