KÜNYE
(Kapatılan) 6. Hukuk Dairesi 2013/5315 E., 2013/9310 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 28 Mayıs 2013
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
- Dava türü
- İtirazın iptali
Karar Metni
660 kelime·3 dk okuma
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı itirazın iptali davasına dair kararın temyiz incelemesi duruşmalı olarak davacı ... davalı tarafından süresi içinde istenilmekle gün tayin edilerek taraflara gönderilen davetiyelerin tebliğ edilmesi üzerine belli günde davalı vekili Av. ... geldi. Davacı taraftan gelen olmadı. Hazır bulunanın sözlü açıklaması dinlendikten sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Dava kira farkı alacağının tahsiline yönelik icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece istemin kısmen kabulüne karar vermiş, hüküm davacı ... davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili dava dilekçesinde, davalının kiracı olduğu bağımsız bölümlerin müvekkili tarafından 20.01.2009 tarihinde satın alındığını, satın alma olgusunun davalıya noter ihtarı ile bildirildiğini keza satın alma tarihinden itibaren aylık net 9.000 TL üzerinden kira parası ödenmesi gerektiğinin davalıya ihtar edildiğini, bu tarihten itibaren düzenlenen fatura ve mutabakat mektuplarının davalıya gönderildiğini, ancak davalının kira paralarını 8.775 TL üzerinden ödemeye devam ettiğini, yapılan görüşmelerin sonuç vermemesi üzerine davalı hakkında icra takibi başlattıklarını,
itiraz edilmesi sebebiyle takibin durduğunu belirterek itirazın iptali ve %40 icra tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili ise; yeni malik tarafından tek yanlı kira bedeli belirlenerek istenmesinin mümkün olmadığını, eski malik ile yapılan kira sözleşmesi çerçevesinde ödenen kira parasının aylık net 7.020 TL olduğunu, bu tutar üzerinden kira paralarının ödenmeye devam edildiğini, davacı tarafından yüksek kira miktarı üzerinden düzenlenen faturaların iade edildiğini ancak davacının dava dilekçesi ekinde ibraz ettiği Yargıtay kararı doğrultusunda ödenmesi gereken kira bedelinin yeniden hesaplanarak farkın banka hesabına yatırıldığını belirtmiş ve ödeme hususu da dikkate alınarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece bilirkişi raporu doğrultusunda 52.111,72 TL asıl alacak, 9.590,27 TL işlemiş faiz üzerinden itirazın iptaline, asıl alacağa takip tarihinden itibaren avans faizi uygulanmasına, alacak likit olmadığından icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.
1-Dosya kapsamına, toplanan delillere, mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verilmiş olmasına ve takdirde de bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin ise aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davalının faize yönelik temyiz itirazlarına gelince
Takipte dayanılan ve hükme esas alınan 20.12.2004 başlangıç tarihli ve beş yıl süreli kira sözleşmesi konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmamaktadır. Sözleşme davalı kiracı ile eski malik arasında imzalanmıştır. Davacı yeni malik kiralananı 20.01.2009 tarihinde satın almıştır. Kiralananı satın alan davacı ticari şirket olmakla, kiracının stopaj ödeme sorumluluğu satın alma tarihinden itibaren ortadan kalkmış bunun yerine KDV ödeme yükümlülüğü gündeme gelmiştir. Davacı kiralayan vekili belirtilen bu esasa dayalı olarak 16.03.2011tarihinde başlattığı icra takibinde 71.458 TL kira farkı alacağının tahsilini istemiş, borca itiraz edilmesi üzerine de itirazın iptali istemiyle bu davayı açmıştır.
Kira ilişkisinin devamı sırasında sözleşmeye konu taşınmazın el değiştirmesi ile birlikte önceki malikin gelir vergisine tabi bir mükellef iken, satın alma ile birlikte yeni malikin gelir vergisine değil, kurumlar vergisine tabi olması halinde yeni malike ödenecek kira parası net kira bedeli ve onun KDV’si olup Yargıtay HGK.’nun 02.10.2001 tarih ve 2002/19-712 esas 2002/660 sayılı kararı da bu doğrultudadır.
Ancak davacının iddia ettiği şekliyle, önceki malike ödenen brüt kira+KDV üzerinden hesaplanıp fatura edilen tutarlar dava açıldıktan sonra davalı tarafından kabul edilerek ödenmiş ve taraflar arasında bu yönde bir uyuşmazlık kalmamıştır. Ne var ki, davacı tarafından ... 6.İcra Müdürlüğünün 2011/2779 sayılı dosyası ile kiracı aleyhine başlatılan icra takibinde işlemiş faiz istemi bulunmamaktadır.
Davacı vekili tarafından düzenlenen 16.03.2011 tarihli takip talepnamesinde 71.458 TL asıl alacağın takip tarihinden itibaren yasal faizi ile tahsili talep edilmiştir. Hal böyle iken mahkemece talep dışına çıkılarak hesaplanan alacağa takip tarihinden itibaren avans faizi oranları üzerinden faiz uygulanmasına karar verilmesi hatalı olduğu gibi hükme esas alınan bilirkişi raporunda da işlemiş faiz hesabı yapılması ve hükme esas alınması doğru değildir.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2013/5315, K. 2013/9310, 28 Mayıs 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama