KÜNYE
(Kapatılan) 6. Hukuk Dairesi 2013/5394 E., 2013/6712 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 11 Nisan 2013
- Mahkemesi
- İcra Hukuk Mahkemesi
- Dava türü
- Kiralananın tahliyesi
Karar Metni
337 kelime·2 dk okuma
İcra mahkemesince verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı karar, davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Dava, kesinleşen takip nedeniyle tahliye istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, karar davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Tebligat Kanunun'da 6099 sayılı yasayla yapılan değişiklik, 14.01.2011 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Tebligat Kanununun 10. maddesi "Tebligat, tebliğ yapılacak şahsa bilinen en son adresinde yapılır. Şu kadar ki, kendisine tebliğ yapılacak şahsın müracaatı veya kabulü şartıyla her yerde tebligat yapılması caizdir.
(Ek fıkra:11.01.2011 - 6099 S.K./3.mad.) Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması halinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır." hükmünü, T.K.'nun 21/2. maddesi (Ek fıkra:11.01.2011 - 6099 S.K./5.mad) gösterilen adres muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi olup, muhatap o adreste hiç oturmamış veya o adresten sürekli olarak ayrılmış olsa dahi, tebliğ memuru tebliğ olunacak evrakı,
o yerin muhtar veya ihtiyar heyeti azasından birine veyahut zabıta amir veya memurlarına imza karşılığında teslim eder ve tesellüm edenin adresini ihtiva eden ihbarnameyi gösterilen adresteki binanın kapısına yapıştırır. İhbarnamenin kapıya yapıştırıldığı tarih, tebliğ tarihi sayılır." hükümlerini içermektedir.
Olayımıza gelince; davalı ...’a dava dilekçesi Tebligat Kanunu 21.maddesine göre tebliğ edilmiş ise de, muhatabın adreste bulunmama sebebi tevsik edilmediği gibi, kendisine haber bırakılan komşunun ismi, imzası veya imzadan imtina ettiğine dair beyanı da alınmamıştır. Dosyaya ibraz edilen kayda göre de tebligat yapılan adresin davalının adres kayıt sistemindeki adresi olmadığı anlaşılmaktadır. Bu durumda dava dilekçesi ve duruşma gününe ilişkin davalıya yapılan tebligat geçersizdir. Dava dilekçesi ve duruşma günü bildirir usulüne uygun tebligat yapıldıktan sonra işin esası hakkında bir karar verilmesi icap ederken bundan zuhul olunması hatalı olmuştur. Karar bu nedenle bozulmalıdır.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2013/5394, K. 2013/6712, 11 Nisan 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama