KÜNYE
(Kapatılan) 6. Hukuk Dairesi 2013/8090 E., 2013/11028 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Haziran 2013
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
- Dava türü
- Ortaklığın giderilmesi
Karar Metni
315 kelime·2 dk okuma
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı ortaklığın giderilmesi davasına dair karar, bir kısım davalılar tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, iki adet taşınmazda ortaklığın giderilmesi istemine ilişkindir. Mahkemece ortaklığın satış suretiyle giderilmesine karar verilmiş, hüküm davalılardan ..., ... ve ... tarafından temyiz edilmiştir.
Paydaşlığın (ortaklığın) giderilmesi davasını paydaşlardan (ortaklardan) biri veya bir kaçı diğer paydaşlara (ortaklara) karşı açar. HMK.'nun 27. maddesi hükmü uyarınca, davanın tarafları, müdahiller ve yargılamanın diğer ilgilileri, kendi haklarıyla bağlı olarak hukuki dinlenilme hakkına sahiptirler. Hukuki dinlenilme hakkı, Anayasının 36. maddesinde ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 6. maddesinde düzenlenen adil yargılama hakkının en önemli unsurudur. Bu itibarla, paydaşlardan veya ortaklardan birisinin ölmesi halinde alınacak mirasçılık belgesine göre mirasçılarının davaya katılmaları sağlandıktan sonra işin esasının incelenmesi gerekir.
Olayımıza gelince. Dava konusu parsellerde paydaş olan ...'ın dava dilekçesinde ölü olduğu bildirildiğinden Dairemizce yapılan geri çevirme kararı üzerine mahkemece ...'a ait mirasçılık belgesinin gönderildiği görülmüştür.
Paydaş ... ile ...'ın aynı kişi olup olmadıkları anlaşılamadığından mahkemece bu husus üzerinde durularak, ayrı kişi olduklarının tespiti halinde davacı tarafa tapu kaydı ile mirasçılık belgesi arasında uygunluk sağlanması için tapuda isim tashihi davası açmak üzere süre verilmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile taraf teşkili sağlanmadan yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmadığı gibi, kabule göre de dava konusu parseller üzerinde bulunan muhtesatlarla ilgili tapu kaydında bir şerh olmadığı gibi taraflar arasında bir ittifak da bulunmadığından,
taşınmazların muhtesatlarla birlikte satılarak satış bedelinin paydaşlara payları oranında dağıtılmasına karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde oran kurulmak suretiyle taşınmazların satışına karar verilmesi de doğru değildir.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2013/8090, K. 2013/11028, 25 Haziran 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama