KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2013/9333 E., 2014/2711 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Mart 2014
- Mahkemesi
- Adalar Asliye Hukuk Mahkemesi
- Tarihi
- 06/02/2013
- Numarası
- 2011/304-2013/25
Karar Metni
335 kelime·2 dk okuma
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tazminat davasına dair karar, davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Dava, hor kullanma tazminatı ile onarım süre kira bedelinin tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili dava dilekçesinde.
Davalının 31.3.2006 başlangıç tarihli ve 30.3.2012 bitiş tarihli sözleşme ile 45 nolu ve 3 nolu dairelerde kiracı olduğunu,davalının 12.2.2010 tarihli ihtarla sözleşmeyi feshettiğini ve anahtarı notere tevdi etmesi üzerine noterden 5.3.2010 tarihinde teslim aldıklarını,Adalar Sulh Hukuk Mahkemesinin 2010/2 D.İşler dosyasında yapılan tespitte taşınmazda 22.000 TL hasar tespit edildiği ve 25 gün içinde eski hale getirilebileceğinin belirlendiğini belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 8.000 TL'nın tahsilini istemiştir.
Davalı vekili ise müvekkil tarafından pansiyon olarak kiralandığını ruhsat alamadığı için 12.2.2010 tarihli ihtarla sözleşmeyi haklı nedenle feshettiğini, hor kullanmanın olmadığını, rutubetten ve sıva çatlaklıklarından kaynaklandığını, kira bedeli ödenmesine rağmen 25 gün önceden teslim ettiklerini kira kaybı bulunmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Hükme esas alınan 31.3.2006 başlangıç tarihli ve 6 yıl süreli sözleşme konusunda taraflar arasında bir uyuşmazlık bulunmamaktadır.Taşınmaz tahliye edilip 5.3.2010 tarihinde anahtarların tutanakla teslim edildiği anlaşılmaktadır.Tahliye edildikten sonra davacı taşınmaz üzerinde Adalar Sulh Hukuk Mahkemesinin 2010/2 D.İşler dosyasında 17.3.2010 tarihinde tespit yaptırmış,bilirkişiler hor kullanma tazminatı olarak 22.000 TL masraf gerektiğini ve 25 gün içerisinde eski hale gelebileceğini bildirmişlerdir.Davalı bilirkişi raporuna 23.9.2010 tarihinde itiraz etmiştir.Delil tespiti niteliğinde bulunan tespit tek taraflı olarak davalının yokluğunda
yapılmış olup, davalı itiraz ettiğine göre mahkemece mahallinde keşif yapılarak tespit raporunda belirtilen fiyatların rayiçlere uygun olup olmadığı konusunda uzman bilirkişiden denetime elverişli rapor alınarak varılacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken itiraza uğrayan tespit raporu esas alınarak hüküm kurulması doğru olmadığından hükmün bozulması gerekmiştir..
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2013/9333, K. 2014/2711, 10 Mart 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama