KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2014/10165 E., 2015/8015 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 6 Ekim 2015
- Mahkemesi
- Konya 4. Sulh Hukuk Mahkemesi
- Tarihi
- 11/03/2014
- Numarası
- 2011/52-2014/398
Karar Metni
286 kelime·1 dk okuma
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı menfi tespit davasına dair karar, davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Dava, kefilin menfi tespit istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne, davacının 754 TL. borçlu olduğunun tespitine karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili, dava dilekçesinde; davalıya ait taşınmazın dava dışı H.Y. tarafından 21.03.2009 tarihli kira sözleşmesi ile aylık 250 TL. bedelle kiraladığını, on iki aylık kira bedeli karşılığı olarak 3000 TL. bedelli bononun asıl borçlu sıfatıyla kiracı, avalist (zincirleme kefil) sıfatıyla da davacı tarafından imzalanarak davalı kiralayana verildiğini, kiracının kira bedellerini ödememesi üzerine davalı kiralayanın bu bonoya dayanarak Konya 8. İcra Müdürlüğünün 2009/8334 Esas sayılı dosyası ile icra takibi yaptığını, takibe konu kira bedellerinin kiracının işvereni, eşi ve oğlu tarafından 3800 TL. olarak ödendiğini belirterek,
davacı kefilin bu takip konusu kira alacağından borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili, davanın reddini savunmuş ve %40 oranında tazminatın davacıdan tahsilini istemiştir. Mahkemece bilirkişi raporu doğrultusunda yapılan ödemeler düşüldükten sonra davacının 754,66 TL. borcu bulunduğunun tespitine karar verilmiştir.
Dava, İ.İ.K.nun 72.maddesi gereğince açılmış olup, icra takibine konulan senetten dolayı borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkin menfi tespit davasıdır. Mahkemece, somut olayda davacının borçtan sorumlu tutulamayacağı miktar belirlenerek, bu tutar üzerinden borçlu olmadığının tespitine karar verilmesi gerekirken davacının borçlu olduğu miktara ilişkin olumlu tespit kararı verilmesi doğru değildir. Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2014/10165, K. 2015/8015, 6 Ekim 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama