KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2014/10279 E., 2014/11260 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Ekim 2014
- Mahkemesi
- İzmir 2. Sulh Hukuk Mahkemesi
- Tarihi
- 22/05/2014
- Numarası
- 2014/165-2014/511
Karar Metni
263 kelime·1 dk okuma
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tahliye davasına dair karar, davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, akde aykırılık sebebiyle kiralananın tahliyesi istemine ilişkindir. Mahkemece kiralananın tahliyesine karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili, dava dilekçesinde; davalının kira sözleşmesinde kararlaştırıldığı şekilde 31/10/2013 tarihinde ödemesi gereken 25.000 TL kira bedelini 11/11/2013 tarihinde ödediğini, kira sözleşmesinde, kira bedeli ödemelerindeki gecikmelerin 2 iş gününü aşması halinde, kira bedeli ödense bile kiralayanın sözleşmeyi tek taraflı olarak feshedebileceğinin düzenlendiğini, kira bedelinin sözleşmede belirtilen sürede ödenmemesi nedeniyle 22/11/2013 tarihli ihtarname ile akde aykırılık nedeniyle kira sözleşmesinin tek taraflı olarak feshedildiğinin ve taşınmazın tahliye edilmesinin davalıya bildirildiğini, ihtaren bildirilmesine rağmen davalının taşınmazı tahliye etmediğini belirterek davalının tahliyesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı davanın reddini savunmuştur.
Davacı, Türk Borçlar Kanununun 316.maddesi hükmü uyarınca sözleşmeye aykırılık nedeniyle davalının kiralanandan tahliyesine karar verilmesini istemiştir. Mahkemece dava, temmerrüt nedeniyle tahliye davası olarak nitelendirilerek, temerrüdün oluştuğu gerekçesiyle davalının tahliyesine karar verilmiştir. Dava, akde aykırılık nedenine dalyalı olarak açıldığı halde hukuki nitelemede hata yapılarak temerrüt nedeniyle tahliyeye karar verilmesi doğru değildir. Bu nedenle mahkemece dava nedeni değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yanlış değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2014/10279, K. 2014/11260, 20 Ekim 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama