KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2014/11110 E., 2014/12094 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 6 Kasım 2014
- Mahkemesi
- Çeşme İcra Hukuk Mahkemesi
- Tarihi
- 19/06/2014
- Numarası
- 2014/38-2014/75
Karar Metni
285 kelime·1 dk okuma
İcra mahkemesince verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı karar, davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, kira alacağının tahsili ve kiralananın tahliyesi amacıyla başlatılan icra takibine yapılan itirazın kaldırılması istemine ilişkindir. Mahkemece, itirazın kaldırılması talebinin kabulüne karar verilmiş, karar davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya kapsamına, toplanan delillere, mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verilmiş olmasına ve takdirde de bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davalı vekilinin kira alacağına yönelik temyiz itirazlarına gelince;
Davacı alacaklı tarafından 05/02/2014 tarihinde tahliye istekli olarak başlatılan icra takibi ile Kasım 2013 ila Şubat 2014 arası kira bedeli olarak toplam 13.800 TL alacağın tahsili istenmiştir. Davalı yargılama sırasında kiralananı tahliye ettiğini, esasen taşınmaza masraf yaptığını, borcu olmadığını, alacaklı olduğunu bildirmiştir. Dosyada mevcut 10/02/2014 tarihli tahliye tutanağına göre davaya konu taşınmazın 10/02/2014 tarihinde tahliye edildiği anlaşılmıştır.
İcra mahkemelerinde davalı ancak tahliye tarihine kadar kira parası ödemesi ile sorumlu tutulabilir. Tahliye tarihinden sonraki alacak tazminat hukukunu ilgilendirdiğinden ve alacağın tesbiti yargılamayı gerektirdiğinden dar yetkili icra mahkemesinde tahliye sonrasına ilişkin istemin reddine karar verilmesi gerekir.
Bu durumda Mahkemece 10/02/2014 tarihine kadar doğan kira alacağı yönünden istemin kabulüne, tahliye sonrası kira alacağı yönünden ise istemin reddine karar verilmesi gerekirken 2014 yılı Şubat ayının tamamının tahsili ile alacağın tamamı üzerinden itirazın kaldırılmasına karar verilmesi doğru değildir.
Karar bu nedenle bozulmalıdır.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2014/11110, K. 2014/12094, 6 Kasım 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama