KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2014/1330 E., 2014/1788 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Şubat 2014
- Mahkemesi
- Ankara 5. Sulh Hukuk Mahkemesi
- Tarihi
- 17/12/2013
- Numarası
- 2012/1474-2013/1501
Karar Metni
281 kelime·1 dk okuma
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tahliye davasına dair karar, davalılar tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, kiralananın tahliyesi istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili, dava dilekçesinde, müvekkilinin taşınmazı 30.01.2012 tarihinde satın aldığını, işyeri ihtiyacı için kullanacağını, kira sözleşmesinin yenilenmeyeceği kiralananın tahliye edilmesini bildirir ihtarnamenin gönderildiğini, ancak tahliye edilmediğini belirterek kiralananın tahliyesini istemiştir. Davalılar vekili ise davanın süresinde açılmadığını, ihtiyacın samimi olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
İhtiyaç iddiasına dayalı davalarda tahliyeye karar verilebilmesi için ihtiyacın gerçek, samimi ve zorunlu olduğunun kanıtlanması gerekir. Devamlılık arzetmeyen geçici ihtiyaç tahliye nedeni yapılamayacağı gibi henüz doğmamış veya gerçekleşmesi uzun bir süreye bağlı olan ihtiyaç da tahliye sebebi olarak kabul edilemez. Davanın açıldığı tarihte ihtiyaç sebebinin varlığı yeterli olmayıp, bu ihtiyacın yargılama sırasında da devam etmesi gerekir.
Olayımıza gelince; Davalıların 01.10.2011 başlangıç tarihli bir yılsüreli kira sözleşmesi ile kiracı oldukları kiralananı davacının 30.01.2012 tarihinde iktisap ettiği anlaşılmaktadır. Ankara Ticaret Sicil Müdürlüğünün 30.04.2013 tarihli yazısına göre davacının E,, D,, San. Tic. A.Ş nin yönetim kurulu üyesi ve temsilcisi olduğu bildirilmiştir. Şirketin yönetim kurulu üyesi ve şirket temsilcisi olan bir kimsenin mevcut bir işinin var olduğunun kabulü gerekir. Bu nedenle davacının ihtiyaç iddiasının gerçek, samimi ve zorunlu olmadığının kabulü ile davanın reddi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2014/1330, K. 2014/1788, 19 Şubat 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama