KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2014/13719 E., 2015/3222 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 1 Nisan 2015
- Mahkemesi
- İstanbul Anadolu 17. Sulh Hukuk Mahkemesi
- Tarihi
- 28/11/2013
- Numarası
- 2013/257-2013/755
Karar Metni
276 kelime·1 dk okuma
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı icra takibine yapılan itirazın iptali davasına dair karar, davalı vekili tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, araç kira sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili, dava dilekçesinde; davalının müvekkilinden üç adet araç kiraladığını, müvekkili tarafından düzenlenen faturaların ödenmediğini, araçların davalının kullanımında olduğu süreler içerisinde gelen trafik cezaları bulunduğunu, davalının alacağın tahsili için başlatılan takibe haksız olarak itiraz ettiğini belirterek itirazın iptaline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili, taraflar arsında düzenlenmiş bir sözleşme olmadığını, müvekkilinin davacıya borcu olmadığını, araç teslim formuna müvekkili adına imza atan kişilerin şirketi temsile yetkili olmadığını beyanla davanın reddine savunmuştur.
Davacı, 20/03/2013 tarihinde başlattığı icra takibinde, cari hesap ilişkisinden kaynaklanan 3.943,09 TL alacağın tahsilini talep etmiştir. Mahkemece, uyuşmazlığa ilişkin olarak yaptırılan bilirkişi incelemesinde, davacı tarafın ticari defterlerini incelemek suretiyle bilirkişi raporunu düzenlemiştir. Bilirkişinin yapmış olduğu inceleme, tek yanlı ve sadece davacının defterlerine dayalıdır. Davalı vekili delil listesinde, şirket defter kayıtlarına delil olarak dayandığına göre uyuşmazlığa ilişkin her iki tarafın ticari defterleri, faturalar ve ödeme belgeleri üzerinde takip ve denetime elverişli bilirkişi incelemesi yaptırılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmediğinden hükmün bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2014/13719, K. 2015/3222, 1 Nisan 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama