KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2014/1475 E., 2014/4221 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 2 Nisan 2014
- Mahkemesi
- Bursa 1. İcra Hukuk Mahkemesi
- Tarihi
- 24/10/2013
- Numarası
- 2013/550-2013/618
Karar Metni
306 kelime·2 dk okuma
İcra mahkemesince verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı karar, davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Dava, kira alacağının tahsili için haciz ve tahliye istemli olarak başlatılan icra takibine itiraz edilmemesi, yasal süresi içerisinde de takibe konu kira borcunun ödenmemesi nedeniyle kiralananın tahliyesi istemine ilişkindir. Mahkemece icra takibinin kiraya verenin vekili tarafından yapıldığından bahisle davanın reddine karar verilmiş karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Taraflar arasında 01.12.2012 başlangıç tarihli kira sözleşmesine ilişkin uyuşmazlık bulunmamaktadır. Kira sözleşmesinde kiraya veren F. Ş. olup, her ne kadar mahkemece gerekçeli karar başlığında, davacı olarak kiraya verenin vekili olan S.. M.. gösterilmiş ise de, gerek icra takibinin gerekse de, davanın S.M.'nin kiraya verenin vekili sıfatıyla avukata verdiği vekaletnameye istinaden yapıldığı anlaşılmaktadır. Ayrıca dosya içerisinde F.
Ş.'in Mudanya Noterliğinin 21/07/2004 Tarih ve 8775 yevmiye nolu S.. M..'yi taşınmazlarının kiralanması kira parasının tahsili, sözleşmelerin yenilenmesi ve sözleşmeyi feshetme yetkilerini de açıkça içeren vekil tayin ettiğine dair vekaletnamesi ve S.. M..ninde vekaletnamesindeki tevkil yetkisine istinaden F. Ş.'e vekaleten Bakırköy 10. Noterliğinin 09.05.2013 tarihli 18878 yevmiye nolu davayı takip eden avukatlara verilmiş vekaletnamesi de bulunmaktadır.
Vekilin vekaletnamesindeki yetki çerçevesinde, vekil edenin nam ve hesabına icra takibinde ve dava açmasında yasal bir engel yoktur. Buna göre icra takibinin ve davanın vekaletnamelerdeki yetkilere istinaden kiraya veren adına açılmasına göre davacının aktif husumet ehliyeti bulunduğundan, yargılamaya devam edilerek işin esası hakkında bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde aktif husumet nedeniyle davanın reddine karar verilmesi doğru değildir.
Karar bu nedenle bozulmalıdır.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2014/1475, K. 2014/4221, 2 Nisan 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama