KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2014/1636 E., 2014/2193 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Şubat 2014
- Mahkemesi
- Espiye Sulh Hukuk Mahkemesi
- Tarihi
- 05/12/2013
- Numarası
- 2013/276-2013/336
Karar Metni
322 kelime·2 dk okuma
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı kiracılık sıfatının tespiti davasına dair karar, davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, kiracılığın devam ettiğinin tespiti ile davalı idarenin sözleşmesinin feshi kararının iptaline ilişkindir. Mahkemece, dava konusu ihtilafın, idari yargının görev ve yetki sınırları dahilinde olması sebebiyle dava dilekçesinin görev yönünden reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı kiracı, Belediye Encümeninin 11.09.2013 gün ve 49844671-142 sayılı "taraflar arasında düzenlenen sözleşmenin tek taraflı olarak feshine ilişkin kararına dayalı olarak, davalı Belediye Başkanlığınca 16.09.2013 günlü ihbarın gönderilerek, akdin tek taraflı olarak fesih edildiğinin bildirildiğini, tebliğ tarihinden itibaren 15 gün süre sonunda kiralananın boşaltılmasının istenildiğini, taraflar arasındaki kira ilişkisi devam ederken yenilenen 03.01.2011 başlangıç tarihli, üç yıl süreli yazılı kira sözleşmesinin, tek taraflı feshinin açıkça hukuka aykırı ve yok hükmünde olduğunun tespiti ile davacının kiracılığının devam ettiğinin tespitine karar verilmesini istemiştir.
Taraflar arasında yenilenen 03.01.2011 başlangıç tarihli, üç yıl süreli yazılı kira sözleşmesinin varlığı hususunda herhangi bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. Taraflar arasındaki rızai sözleşme türünden olan kira ilişkisi, davalı Belediyenin kamu gücünü kullanarak düzenlediği iş ve işlemlerden değil, özel hukuk ilişkisinden kaynaklanmıştır. Kiralamanın, 2886 Sayılı Devlet İhale Kanunu yöntemine göre yapılması, o yasadan kaynaklanan zorunluluktur.
Daha sonraki aşamalarda, mecurdan davacının belediye encumen kararıyla çıkartılmasına karar verilmiş olması da eldeki davanın niteliğini etkilemez. Kaldı ki bu olgu açılan dava sebebiyle hukuksal açıdan mahkemece denetlenecektir. Uyuşmazlık, Borçlar Kanunu çerçevesinde kalan özel hukuk ilişkisinden kaynaklandığından, eldeki davada ileri sürülen taleplerin incelenip, görülme yeri idari yargı değil, adli yargı yeridir.
Bu nedenle mahkemece somut olay yanılgılı değerlendirilerek, görevsizlik kararı verilmesi doğru olmadığından, kararın bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2014/1636, K. 2014/2193, 27 Şubat 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama