KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2014/2009 E., 2014/2177 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Şubat 2014
- Mahkemesi
- Kula Sulh Hukuk Mahkemesi
- Tarihi
- 08/11/2013
- Numarası
- 2013/336-2013/485
Karar Metni
285 kelime·1 dk okuma
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tahliye davasına dair karar, davalılar tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, iktisap ve konut ihtiyacı nedeniyle kiralananın tahliyesine ilişkindir.
Davacı dava dilekçesinde mesken vasfındaki taşınmazı 15.01.2013 tarihinde satın aldığını,başka bir taşınmazda kirada oturduğunu,taşınmazı tahliye etmelerini davalılara bildirdiğini belirterek konut ihtiyacı nedeniyle tahliye talebinde bulunmuş olup mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.
Konut ya da çatılı işyeri niteliğindeki bir taşınmazı iktisap eden kimse dilerse eski malik ile kiracı arasında yapılmış sözleşmeye dayanarak sözleşmenin sonunda bir ay içinde, dilerse TBK.’nun 351. maddesi uyarınca edinme günü de dahil olmak üzere edinme tarihinden başlayarak bir ay içinde durumu kiracıya yazılı olarak bildirmek koşuluyla edinme tarihinden itibaren altı ay sonra ihtiyaç nedeniyle tahliye davası açabilir. Davanın altı ayın sonunda hemen açılması şart olmayıp sözleşme sonuna kadar açılması mümkündür. Ancak edinmeyi izleyen bir ay içerisinde bildirimin tebliği zorunlu olup bunun sonradan giderilmesi mümkün değildir.Dava açma süresi kamu düzenine ilişkin olup, davalı ileri sürmese bile mahkemece kendiliğinden göz önünde bulundurulmalıdır.
Somut olayda; Dava açma süresi kamu düzenine ilişkin olup, davalı ileri sürmese bile mahkemece kendiliğinden göz önünde bulundurulması gerekir. Öncelikle sözleşmenin başlangıç tarihi ve süresinin belirlenmesinden sonra yukarıda belirtilen ilkeler gereğince öncelikle davanın süresinde açılıp açılmadığının tespiti ile ondan sonra esasa ilişkin karar verilmesi gerekirken,dava şartına ilişkin bu hususlar üzerinde durulmadan yazılı gerekçe ile tahliye kararı verilmesi doğru olmadığından hükmün bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2014/2009, K. 2014/2177, 26 Şubat 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama