KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2014/2041 E., 2014/5598 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 30 Nisan 2014
- Mahkemesi
- İstanbul 3. İcra Hukuk Mahkemesi
- Tarihi
- 21/11/2013
- Numarası
- 2013/1003-2013/816
Karar Metni
290 kelime·1 dk okuma
İcra mahkemesince verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı karar, davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, kesinleşmiş icra takibi nedeniyle kiralananın İİK.nun 269/a maddesi gereğince tahliyesi istemidir. Mahkemece takibe itiraz edildiğinden ve bu nedenle tahliye istenemeyeceğinden bahisle istemin reddine karar verilmiş, karar davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı alacaklının 55.855,00 TL kira alacağının tahsili ve kiralananın tahliyesi amacıyla yaptığı icra takibinde, davalı borçlu icra takibine konu borcun 22.250,00 TL lik kısmına itiraz ettiğini belirterek kısmi itirazda bulunmuş, davacı dava dilekçesinde davalının kabul ettiği kısmı 30 günlük yasal süresinde ödemediğini bu nedenle temerrüt şartlarının oluştuğunu bildirerek kiralananın tahliyesini talep etmiştir.
Davalı borçlu tarafından takibe konu borca kısmi itirazda bulunulmuş olup, davalı itiraz etmediği kira borçlarını 30 gün içerisinde ödemek durumundadır. Aksi takdirde davacı alacaklı itiraz edilmeyerek kesinleşen kısım yönünden temerrüt şartları gerçekleştiğinden davalı borçlunun İİK.nun 269/a maddesi gereğince kiralanandan tahliyesini talep edebilir. Davacı alacaklı itiraz edilmeyen kısım yönünden şartları varsa tahliye talebinde bulunabileceğinden, itiraz edilen kısım için de itirazın kaldırılması davası açmaya zorlanamaz.
Davacının talebi davalının icra dosyasına sunduğu itiraz dilekçesinde, kabul ettiği kira alacağı yönünden takibin kesinleştiğinden bahisle kiralananın tahliyesine ilişkin olduğuna göre, Mahkemece itiraz edilmeyen kısım yönünden borcun yasal süresinde ödenip ödenmediği üzerinde durularak tahliye talebine ilişkin bir karar verilmesi gerekirken, davalının borca itirazı bulunduğundan ve bu nedenle icra takibinin kesinleşmediğinden bahisle istemin reddine karar verilmesi doğru değildir.
Karar bu nedenle bozulmalıdır.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2014/2041, K. 2014/5598, 30 Nisan 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama