KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2014/2149 E., 2014/3464 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Mart 2014
- Mahkemesi
- Eskişehir 3. Sulh Hukuk Mahkemesi
- Tarihi
- 10/12/2013
- Numarası
- 2013/1137-2013/2106
Karar Metni
414 kelime·2 dk okuma
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tespit davasına dair karar, davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, kiralananın benzer koşullarda kiraya verilebileceği sürenin tespiti istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulü ile kiralananın benzer koşullarda 6 ay içinde kiraya verilebileceğinin tespitine karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili, dava dilekçesinde, taşınmazı SGK Odunpazarı Semt Polikliniği ve Hastanesi yapılması durumunda üst tarafında bulunan eczanesini taşımak amacıyla kiraladığını ancak SGK tarafından Odunpazarı Semt Polikliniği ve Hastanesi yapılmadığını, bu nedenle de dükkana hiç taşınamadığını, davacıya durumun bildirilmesine rağmen anahtarın teslim alınmadığını, tevdii mahalli tespit ettirip anahtarı teslim ettiğini, taşınmazın benzer koşullarda kiraya verilebileceği sürenin tespit edilmesini talep etmiştir. Davalı vekili, taraflar arasında düzenlenen sözleşmenin özel şartlar 5. maddesinde kiracının 5 yıl kiracılık yapacağını ve kirasını ödeyeceğini taahhüt ettiğini bu nedenle davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Tespit davaları bir hukuki ilişkinin var olup olmadığının belirlenmesine yönelik olarak açılan davalar olup görülmekte olan veya açılacak bir davada iddia veya savunma olarak ileri sürülebilecek konular için bağımsız bir tespit davası açmakta hukuki yarar yoktur.
Eda davası sonunda verilen hüküm ile, aynı zamanda dava konusu hukuki ilişkinin var olup olmadığı da tespit edilir ve ondan sonra bu tespite dayalı olarak eda hükmü kurulur, Yargıtay’ın kararlı uygulamasına göre de, eda davası açmak mümkün ise, tespit davası açılamaz.
Anılan kuralın geçerli olabilmesi için, eda davası sonunda verilecek hükmün tespite ilişkin bölümü ile tespit davası sonunda alınacak tespit hükmü arasında, meydana getirdikleri kesin hükmün etkisi bakımından hiç bir fark bulunmaması gerekir. Diğer bir söyleyişle tespit davası ile istenen hukuki korunma, eda davası ile tamamen elde edilebilecekse, o zaman, davacının ayrı bir tespit davası açmakta hukuki yararı yoktur.
Olayımıza gelince; hükme esas alınan 01.09.2010 başlangıç tarihli ve 20 yıl süreli kira sözleşmesi konusunda taraflar arasında bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. Uyuşmazlık, taşınmazın benzer koşullarda kiraya verilebileceği sürenin tespit edilmesi noktasında toplanmaktadır. Davacı tarafın bu uyuşmazlığı tespit davası yoluyla değil, açacağı eda davasında ileri sürmesi gerektiğinden, tespit davası açmakta hukuki yararı bulunmamaktadır. Mahkemece istemin bu nedenlerle reddine karar vermek gerekirken yazılı şekilde işin esasına girilerek yazılı gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmesi doğru değildir. Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2014/2149, K. 2014/3464, 20 Mart 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama